İnsan, iç dünyasıyla uyumlu olmayan hiçbir şeyi sürdüremez. Bu yüzden bazı insanlar hayatımıza girer ama kalmaz. Bazı kapılar görünür ama açılmaz. Bazı ihtimaller doğar ama yaşamaz. Ve çoğu zaman bir kayıp gibi hissedilse de sadece uyumsuzluğun görünür olmaya başlamasıdır.
İnsan ancak eksik olduğuna inanırsa kovalardı. Kovalamak, ulaştığında tamamlanacağını sanmaktı. Karşılaşma ise bambaşkaydı. İnsanı kendinden uzaklaştırmadan, ona ait olanın yoluna çıkmasıydı. Ve belki de bazı kapılar yine çalınacaktı. Ama hiçbir şey, insanın kendi özünü geride bırakacak kadar pahalı olmamalıydı.