Annem ne büyük yara açtın içimde .
Sonbahar yaprakları gibi sarardım soldum .
Bir Kasım ayında ellerimiz ayrıldı.
Sen gittiğinden beri iyi değilim
Kalbime saplanan acın içimde bir kor gibi büyüdü.
Gözyaşlarım seni getirmez bilirim
Her seni düşündüğümde daha çok sensiz kalıyorum
Sen gittiğinden beri iyi değilim.
Ah benim nur kokulum
Seni ellerimle toprağa verdiğimden beri
Acizim , halsizim, çaresizim.
Sen gittiğinden beri iyi değilim.
Sonra hayat sevdiklerimizi alır.
Kalbinin güneşi söner.
Kara bir gecede çaresiz kalırsın.
Elin ayakların tutmaz, gözlerindeki yaş durmaz.
Ağlar , ağlar, ağlarsın
Dilinde sözcükler susar.
Kaskatı olmuş,gri bir dünya karşılar seni.
Sen geçersin bu hüzünlerden .
Neden konuşmuyorsun diye seslenirsin.
Sesine karşılık gelmez.
Hayat basamağın yaş dolu gözlerin,
Hayalinde canlanır sevdiğin.
Vronskiy de Anna’nın yüzünü ve omuzlarını öpücüklere boğuyordu.
Anna onun elini tutuyor, kımıldamıyordu. Evet, bu öpücükler, bu utanç pahasına
satın alınmıştı. Evet, her zaman benim olacak olan bu el, benim suç ortağımın
eli. Bu eli yukarı kaldırdı ve öptü. Vronskiy diz çöktü, onun yüzünü görmek
istedi; ama Anna yüzünü saklıyor,