Balzac'ın ölmesine üzülüp kahrolduğu roman karakteriyim. Ama o karakter ölmeye mecburdu Balzac'a göre. Peki Balzac kahramanın kaderini tayin edebilir miydi?
Kitap hayatında başarı serüveni yakalamayı başaramamış, bir işte dikiş tutturamamış Moscarda'nın bir sabah eşinin '' Hayatım ne o , burnunun çarpıklığına mı bakıyorsun?'' sorusunu ve daha da önemlisi söz konusu çarpıklığından haberinin olmamaması karşısında düştüğü şaşkınlıkla başlıyor. Bu şaşkınlık Moscarda'yı septik yaklaşıma sokuyor. Burunun çarpıklığından başlayatak ; kendini, geçmişini,işini,hayatını sorgulamaya başlıyor.
**Kendini yeniden görüp keşfetme serüveni peşine düşen Moscarda kendine belki de bize aklımızı allak bulak eden bizi derinden düşünmeye sevk eden varoluşsal sorulara maruz bırakıyor ve derinden düşündürüyor.
**Eğer olduğuna inandığım kişi değilsem ben şimdiye kadar kimdim ?
**Kendimize baktığımızda gördüğümüz kim, başkaları baktığında gördükleri kim?
**GÖRÜNEN VE OLAN arasında gidip gelen bu kitap sürükleyici denilebilir bir kitap .Sorduğu sorular merak uyandırdığından hemen okunabilir bir avantaj sağlıyor. Dili sade ve anlaşılır.
İYİ OKUMALAR
‘’ Sen ey dağ! sen insanoğlundan çok büyüksün. Sen de öyle kayın, sen de ceviz ağacı, sen de köknar insanoğlu ise ufacık tefecik bir hayvan. Evet fakat onun için de siz de olmayan bir şey var’’
‘’ Üstelik yalnızca bir eyleme bakarak kelepçeyi hepimizi takmanız ve hepimize şüpheli gözüyle yaklaşmanız bu yegâne eylem sanki içimizdeki tüm varoluşa mal edilebilirmiş gibi bir ilmeği hepimizin boynuna geçirmeniz tek bir eylem yüzünden tamamımızın yargılanıyor oluşu ne büyük bir adaletsizliktir.’’