İsmaili felsefesi, bir yandan Sufizm'le, diğer yandan Safevi dönemi Şii İran'ında felsefenin sonraki çiçeklenmesiyle derin bağlar kuran, İran'daki felsefi düşüncenin önemli bir tezahürüdür.
Seyyid Hasan Sabbah'ın(rahmet ona olsun) öncülüğünde gelişen İsmaililiğin altı temel taşı vardır: Mizan(Kozmik Terazi) + Tevil (Batının Hakikati) + Akıl (İlmin Kılıcı) + İhvan (Kardeşlik) + Hikmeteyn (aklın ve vahyin birlikteliği) ve Seyr ü Süluk (gaybi bilgi). Tarih boyunca Tusi, Nasr, Kirmani, Sijistani ve daha nicesi İsmaili alim bu hakikatleri bize aşikar etmişlerdir. Gazzali gibi Batıniliği sapkın ilan eden birisi dahi İhya'sında sapkın gördüğü batıniliğin fikirlerinden esinlenmiştir. Zira İsmaili felsefesi, "gizli" olmasına rağmen, İslam dünyasının en "açık" entelektüel hareketiydi. Çünkü Paradoks: En "ezoterik" (içe kapalı) düşünce, aslında en "ekümenik" (evrensel) etkiyi yarattı. Çünkü onlar "gizli" olanı sembol olarak korudu. Sembol ise herkesin anlayabileceği, ama herkesin farklı anlayacağı bir dildi. Bu kitapta İslam dünyasının felsefi yüzünü görebilirsiniz.