… yaşamak, karanlık bir denizin kıyısında yürür gibi kaybolmanın kıyısında yürümekmiş; insanın kendisiyle mesafesi, dünyanın geri kalanıyla arasındaki mesafeden daha büyükmüş. Yalnızlık, hayatın içindeki küçük bir parça değil, hayatın kendisiymiş.
Pek çok kadının travması, mağdurken zanlıya dönüştürür onu kendi zihninde. Başına gelenleri hak ettiğini düşünmekle, başına gelenlerin neticesinde iyi şeyler yaşamayı hak etmediğine inanarak kendini cezalandırmak arasında gider gelir.