"Kalpler yalnızca Allah'ı anmakla mutmain olur." (Ra'd, 13/28)
Bir başkasını anarak, nefsin arzularının peşinde koşarak, bir insana bağlanarak ya da maddiyata kapılarak değil.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Kalbim teslim olmuş bir mümin mi, yoksa aşikâr olacağı vakti bekleyen bir inkârcı mı? Boyun eğmiş bir itaatkâr mı, yoksa isyan edeceği anı kollayan bir asi mi? Maşukuna kavuşacağı için yanan bir âşık mı, yoksa kupkuru toprak gibi aşktan bihaber mi? Yaşamdaki anlamın peşinde bir derviş mi, yoksa anlamsızlığın pençesinde bir gåfil mi? Kimi sever, kimi düşünür, kimi önemser, kime koşar, kime bakar, kime yanar? Yaratana mı yoksa Onun yarattıklarına mı?"
"Rabbim beni neden kör yarattın? Oysa dünyada görüyordum, " (Ta-ha, 20/125) diyerek şaşkınlık içine düşerler. Dünyada maddi gözüyle her şeyi gördüğünü zannederken öte âleme adım attığında bir de bakar ki meğerse kalbinin gözü körmüş de bunun farkında bile değilmiş.