Seni öyle özlüyorum ki.. Seninle bir şeyleri paylaşmayı özledim. Gülen yüzüne bakmayı, sesini duymayı, nefesini dinlemeyi, kalbini hissetmeyi, elini tutmayı, saçlarını koklamayı, seni beklemeyi, sana bir şeyler almayı, dizinde birazcık uzanmayı, seninle konuşmayı, ufak tartışmayı, esprilerini, beni aramanı, güzel iltifatını, bir konu üzerinde bilgini almayı, benim yanımda duruşunu, sıkıntıları dinlemeyi, yanında kahve içmeyi, yeni şeyler yeni yerler keşfetmeyi özledim.. O kadar çook şey var ki sende özlediğim. Ben seni sen diye özledim. O içindeki gerçek seni. O kızgın olmayan, beni tamamlayan anlayışlı seni özledim.. Gel demeni özledim artık. Gece rahat uyuyamıyorum. O kalp burukluğunu biliyor musun nasıl ağrıtıyor. Gece eski fotoğraflarımıza bakıyorum. Bakıyorum o günleri özlüyorum ya.. Ben sen varken sevmek istiyorum. Elini kalbine koymanı istiyorum ben bunları gerçekten kendimi bilerek yazıyorum. Ben seni kontrol etmek amacında olmadım. Öz eleştiri yapabilen birisiyim hareketlerimin farkında olmadım daha dikkat eder oldum. Ben hala aynı Miraç'ım. Zaman her zaman seni bana sevdirdi. Seninle ilk tanıştığım zamanki gibi değil.. Ben kalbini kıracak sana karşı hatalar yaptım. Ama bunlar beni sana hep bir adım attırdı.. İstemeyerek olan şeyler oldu. Tüm mallığım sana denk geldi kendimi anlatmakta zorlanıyorum.. Ben üzgünüm ya gerçekten. Bunu sana aşık bir insan olarak diyorum. Bireyiz ikimizde sonuçta farklı bakış açımız oluyor. Tartışmanın kavga etmeninde güzel yanı var. Nolur artık bardağın dolu tarafından bak ya. Artık bardak doldu dediğin sabırsızlığın olmasın. Güzel şeyler olsun. Senin bir güzel kelimeni bekliyorum ya lütfen artık lütfen içinden geliyorsa söyle. Yorgun ruhuma iyi gelecek ilaç gibi.. Hala uyumadım uyuyamadım. Ben seni özledim ya özledim paylaşmayı