Halit YAŞGÜÇ

Halit YAŞGÜÇ
Sapere aude!
"Huzur"suzluk
10/10
·379 syf.··
2025 25. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 04:43
Tanpınar'ın bir diğer şaheseri. 4 farklı bölüm, 4 farklı figür ve koca bir medeniyetin özeti. Kitabımız İhsan bölümüyle başlıyor. İhsan kitapta Şark'ı temsil ediyor. Tüm değerlere bağlı, bilge, rehber, baba figürü ve özünü kaybetmek istemeyen bir karaktere sahip. Birçok bölümde tarihten edebiyata, musikiden felsefeye olan görüşleriyle arzı endam ediyor. Doğu-batı sentezinin olması gereken mahiyetini de yine bu karakter üzerinden idrak ediyoruz. İhsan aynı zamanda hasta adam. Vakit ikinci cihan harbinin hemen öncesi. İhsan ile Osmanlı Devleti arasındaki bu paralellik hoş bir detay. İkinci bölüm Nuran ile devam ediyor. Nuran kitabımızın ana karakteri olan Mümtaz'ın büyük aşkı ve varlığının ayrılmaz bir uzviyeti. Nuran sadece bir karakter olarak değil şiirin, musikinin ve İstanbul'un tecellisi olarak çıkıyor karşımıza adeta. Kitabımızın en lirik bölümü de burası. Kah İstanbul'u arşınlarız, kah İsmail Dede Efendi'nin ferahfeza makamındaki bir saz semaisine iştirak ederiz, kah Şeyh Galip'ten bir beyit dinleriz. Nuran, Mümtaz için estetik bir ideal, huzur kaynağı, yaşamla arasındaki köprü ve ilham perisi. Bu yüzden ilişkilerinde yaşanan trajik son da tüm bu değerleri Mümtaz adına altüst eder. Üçüncü bölümde ise Suat'a rastlıyoruz. Suat vaktinde Nuran'a meftun olmuş olarak hikayeye dahil oluyor ancak bu bölümde kendisini çok daha derin bir karakter olarak okuyoruz. Dönemin Nihilist ve yıkıcı düşüncelerinin ete kemiğe bürünmüş hali Suat. Rasyonellikten uzak, kötü, inançsız ve değerlere meydan okuyan mahiyette. Genel yaşamı hatalarla ve huzursuzlukla dolu. Son bölümde ise ana karakterimiz olan Mümtaz ile kapanışı yapıyoruz. Kitap boyunca yaşanan tüm bu altüst oluşların ardından Mümtaz'ın içsesine ve düşüncelerine kulak veriyoruz. Kitabımızın adı her ne kadar "Huzur" olsa da
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergâh Yayınları · 202421,3bin okunma
Reklam
Ces't La Vie
9/10
·279 syf.··
2023 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2023 16:42
Vassaf'ın bu kitabı 20 bölümden oluşan deneme niteliğinde bir eser. Ana tema ise "Totalitarizm". Günlük hayatımızdaki birçok olguda nasıl baskıcı bir paradigmaya maruz kaldığımız ve dahası bunların farkında bile olmadan topluma ayak uydurmak pahasına bu totaliter düzeni nasıl kabullendiğimiz detaylarıyla müthiş anlatılıyor. Yaşamlarımızda özgür olduğumuzu, her şeyin kontrolümüz dahilinde olduğunu düşünür ve buna inanmak isteriz. Oysaki birçok olgudaki seçimlerimiz, bize sunulan sınırlı seçenekler arasındaki tercihimizdir yalnızca. Bu sınırı aşmayı veya ortadan kaldırmayı düşünmeyiz bile. Yazarımız kitaptaki denemeleri seksenli yıllarda kaleme almış olsa da hâlâ bugüne ışık tuttuğu da çok net söylenebilir. Aileden, inançtan, duygulardan, özgürlükten, ölümden ve hayatın amacından bahsederek bu olgulardaki totaliter unsurların nasıl yer aldığını ve bunların günlük yaşantımızdaki etkisinin ne şekilde olduğunu, çok farklı açılardan uzun uzun anlatıyor yazarımız. Birçok bölümü oldukça sarsıcı ve can sıkıcı, zira belki de hiçbir zaman düşünmediğimiz veya düşünmekten kaçtığımız, korktuğumuz meseleleri tüm çıplaklığıyla ele alıyor Vassaf. Bu açıdan Wilhelm Reich'in "Dinle Küçük Adam" kitabına da benzediğini düşünüyorum. Özellikle ilk iki bölüm benim favorilerim oldu. Okuması oldukça kolay, yalın ve ufuk açıcı bir kitap.
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma
Bir Zweig klasiği
8/10
·72 syf.··
2023 2. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2023 00:15
Zweig'tan iç ısıtan bir kitap daha. Kitabımız iki novella ve bir hikayeden oluşuyor. Kitaba ismini veren Sahaf Mendel ise ilk novellamız. Bu novellada bir kitap simsarı olan, bütün dünyası kitaplardan ibaret olup kitaplar dışında hayata en ufak bir teması olmayan Jakob Mendel'i okuyoruz. İlk etapta imrenilesi bir karakter portresi çiziliyor zira karakterimiz müthiş bir zekaya sahip, eski veya yeni tüm kitapları yayınevlerinden basım yılına kadar dahası nüshalarından fiyatlarına kadar biliyor, herkesin herhangi bir konuda danışacağı bir bilge ve öğrencilere de yardım ediyor. Ancak tüm hayatı monoton ve 36 yıl boyunca ölene kadar aynı yerde aynı şeyi yapıyor; etrafındaki olaylara tamamen kayıtsız olarak kitap okuyor. Sonrasında ise dönemin karışık şartlarından ötürü casus olduğu düşünülerek toplama kampına atılıyor ancak sonra sevenlerinin yardımıyla kamptan kurtuluyor kurtulmasına fakat karakterimiz artık eski kişiliğinden çok uzak bir kişiliğe bürünüyor. Bu kısacık novellaya, toplama kamplarındaki insanın ruhunu kurutan korkunç yapı, hayata iz bırakma, öldükten sonra anımsanma, antisemitizm, kitaplar ve insan ilişkileri sığdırılmış olması gerçekten müthiş. En nihayetinde böyle bir yaşam sürmenin doğru veya mantıklı olduğunu sorgulamaktan kendinizi alamıyorsunuz. Tek faaliyeti kitap okumak olan ve bunun dışında en ufak bir etkinliği olmayan, çevresindeki insanların hayatına temas etmeyen ve tüm ömrünü kendi kabuğunda yaşayarak geçiren bir insanın yaşadığı hayat, hayat mıdır? Keza öldükten sonra hiç kimse tarafından hatırlanmaması da yaşadığı hayatın doğal trajik sonudur. Kısacık olmasına rağmen bir o kadar da etkileyici bir novella. İkinci novellada ise bir koleksiyoner hikayesi üzerinden, döneminde popülerleşen koleksiyonerlik furyasına bir eleştiri getiriliyor. Salt
Sahaf MendelStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202412,7bin okunma
Yeni Dünya
8/10
·628 syf.··
2023 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2023 00:48
Kitabımız yirminci yüzyıldaki düşünce profillerini tüm ayrıntılarıyla ele alıyor ve 22 bölümden oluşuyor. İlk bölümde Modernizm ve Post-Modernizm olgularının, farklı disiplinlerdeki tezahürleri oldukça net ve açık bir şekilde ifade ediliyor. Ardından diğer bölümlerde, modernizmin yirminci yüzyıldan itibaren birbirinden farklı alanlarda nasıl etkisini gösterdiği, hangi anlamda bir kırılma noktasına sebep olduğu ve bu kırılmalara öncü isimlerin kimler olduğu biyografileriyle birlikte ele alınıyor. Resimden histolojiye, fizikten müziğe, edebiyattan psikolojiye hemen hemen modernizmin kıyısından köşesinden etki ettiği ve dönemin paradigmasının değişiminde rol aldığı her alana değiniyor yazarımız. Bu açıdan çok farklı disiplinler incelenerek müthiş bir perspektif sağlanıyor. Dedekind, Frege, Boltzmann, Seurat, Rimbaud, Cajal, Planck, Strindberg, Joyce ve Kandinskiy gibi modernizmin dünya tarihindeki kırılma noktalarında çok fazla etkileri olmuş ancak klasik anlatıda gereği kadar değinilmeyen bu mihenk taşlarına haklarını teslim ediyor yazarımız. Bazı bölümlerdeki alanlar doğrudan o alana bir ilgisi olmayanlar için sıkıcı ve detay gelebilir. Bunun dışında oldukça ciddi ve yüzyıl geçmesine rağmen hâlâ tartışılan konular olmasına rağmen, yazarın tüm bunları oldukça yalın ve öyküleyerek anlatması kitabın çok rahat okunmasını sağlıyor ve uzunluğuna göre de hiç sıkmıyor.
İlk ModernlerWilliam R. Everdell · Yapı Kredi Yayınları · 200713 okunma
Görünmez El
9/10
·152 syf.··
2022 159. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2022 23:20
İskoç düşünür ve iktisatçı Adam Smith'in bu kitabının, malum olduğu üzere klasik ekonominin temel eserlerinden biri olduğu söylenir. Smith bu eserinde milletlerin zenginlik ve varlıklarının ne olduğunu ve nasıl oluştuğunu açıklıyor. Temel olgular olarak da liberalizm, arz-talep ilişkisi, iş bölümü, üretkenlik ve özgürlük ön plana çıkıyor. En dikkat çekici nokta ise Smith'in, zenginliğin temel kriterinin ulusun elindeki mevcut altın, gümüş rezervi veya diğer ticari metaların olduğunu söyleyen merkantilist anlayışa şiddetle karşı çıkması ve serbest piyasayı yani liberal ekonomiyi savunması. Keza serbest piyasada herhangi bir zanaatçı veya imalatçı zaten kendi çıkarını düşünerek ticari sirkülasyonda etkin rol alacak, kendisinin yönlendirilmesiyle etki edeceği ticari katkıdan daha fazla etki edecek ve dolaylı olarak ülkesinin ekonomisine maksimum katkıyı yapacaktır. İç pazarı canlandırmak için ithalata ek vergi veya yasakların koyulması da her halükarda ulusun zararınadır. Yani dışarıdan bir müdahale olmazsa tüm ekonomik süreç adeta görünmez bir el tarafından yönlendiriliyormuş gibi ulusa maksimum faydayı sağlayacak şekilde sorunsuz olarak işleyecektir. Şayet üretilecek mal başka bir ülkeden çok daha ucuza temin ediliyorsa bu malı ithal etmek daha mantıklıdır ve böylelikle o alandaki iş gücü başka bir alana kaydırılarak herhangi bir kayıp yaşanması önlenmiş olur. Yok eğer iç pazarda dışarıya göre daha ucuza üretilebiliyorsa o zaman da bu ek vergi ve yasaklar gereksiz olur. Smith'in sanayi devrimine doğrudan şahit olması önemli bir ayrıntı. İktisat ve ekonomi ekseninde ufuk açması açısından oldukça anlaşılır bir şekilde ifade edilen harika analizler ve ön görüler mevcut. Bir iktisat kitabı olduğu kadar bir tarih kitabı da olduğu söylenebilir keza kitabı okurken ister
Ulusların ZenginliğiAdam Smith · Say Yayınları · 20181,074 okunma
Reklam