İnsanların çoğu satranç tahtasındaki piyonlardan ibaret. Bilinmeyen bir el, onları yönetiyor. Daha büyük bir hedef için kurban edilmek üzere yaşıyorlar.
İstanbul işini yoluna koyanı güldürüyormuş; kahvedekilerin işi yolunda anlaşılan, vara-yoğa gülüyorlar.
Bir de televizyon çıkmış.İnsanlar birbiriyle değil topluca alete dönüp onunla konuşuyor sanki. O ne derse mevzu o oluyor.