Merak bir kez başlarsa, siyah örtü tülü bir açılırsa, artık önü kesilemezdi. Arkasından, ne gelecekse gelirdi. Öyleyse Âdem’i uyarmak gerekti:
Sakın, dediler, Âdem’e, sakın merak etme. Kaç bu bahçeden, bir daha da geri gelme.
Âh cennet masumiyeti! Âh Âdem gafleti!
Cennetten henüz düşmemiş olan, kötünün lâfzını bilip de manasına sırdaş olmayan, kelimesini bilip de kendisiyle yüz yüze gelmeyen biri için “şeytan” bile henüz o kadar tekinsiz bir kelime değildi.