"Eğer nasıl biri olduğumu bilseydiniz, şu anda beni selamlarken yüzünüzde gördüğüm o tatlı, dostane gülümse kim bilir nasıl donup kalırdı dudaklarınızın kıyısında!"
Benim içimde bile, yeryüzüne ait her şeyde bulunan o gizem dolu volkansı özün, bazen tutkunun sarsıntılarıyla parlayan ateşi hala canlıydı demek ki; demek ki ben de yaşıyordum, canlıydım, kötücül ve ateşli hazları olan bir insandım. Bu tutkunun fırtınasıyla bir kapı açılmıştı, içimde bir derinleşme olmuştu ve ben haz dolu bir esrimeyle içimdeki bu bilinmeyene bakarken hem korkuyor hem hayat buluyordum.
" - Bu yarasanın seni çok sevdiğine inanıyor musun?
- Evet, seviyor.
- Yürekten mi?
- Bundan hiç kuşkum yok.
- Öyleyse arkandan geleceğine inan. Ortaya çıkmakta gecikebilir. Yine de bir gün seni kesinlikle bulacaktır. "