Senem

Senem
instagram.com/1witchdiary_ Umut Ettikçe Varım Aya âşık, mucize bekleyen profil... Geleceğe geç kalma korkusu yaşayan...
İnsanın canı neresinden acırsa, kalbi orada atardı.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Kaç kitap okuyunca âlim, kaç diyar görünce gezgin, kaç hezimetten sonra bezgin olurdu insan? Kaç olunca çok, kaçta kalınca azdı rakamlar?
Sayfa 59·Kitabı okudu
Alıntı
"Keşke!" dedi. " Keşke yaşasaydı da gene kız dogursaydı."
Sayfa 53·Kitabı okudu
Alıntı
Bu dünya, insan için kâfiydi. Bu dünyada insan en güzel, en büyük, en bahtiyar mahluktu. O halde, niçin sokakta çıplak çocuklar, aç gezenler, işsiz delikanlılar, titreşen köylüler, yalnız namazlarını ve torunlarını seven ihtiyarlar vardı?
Sayfa 137·Kitabı okudu
Alıntı
Ayın aydınlık yüzü, sevilmemekten korkarmış en çok, bir de ağlarken tek başına olmaktan. Gümüş bir tarakla tararmış saçlarını. Tarağın savatlı dişlerine takılan ışıltılı saç tellerini özenle toplarmış. Sonra her bir saç telini gizlice bir başka insanın omzuna bırakırmış. Saçı kimdeyse, onun gözünde unutulmaz olacağına inanırmış. Haksız da sayılmazmış hani; omuzlarında ayın aydınlık yüzünün ışıltılı saç telleriyle dolaşanlar gece olur olmaz yüreklerinin niçin böyle sıkıştığını bir türlü anlayamayıp endişelerinin gözbebekleri ile birlikte büyüdüğünü bilmeden dalgın dalgın bakarlarmış gök kubbeye. Aradıklarının orada olduğunu derinden hisseder ama hislerine tercüman olamazlarmış. Hatta içlerinden bazıları bu semavi sevdaya kendilerini kaptırıp yemeden içmeden kesilirmiş. Neyse ki ayın aydınlık yüzü çabucak sıkılırmış oyun arkadaşlarından. Gördüğü her sureti iki nefeste siler, bulduğu her muhabbeti tek yudumda içer, kurduğu her dostluğun dibine tez vakitte darı ekermiş. Hiç kimse yeterince acayip, hiçbir hikaye yeterince şairane değilmiş. Gene de vazgeçemezmiş insanlardan. Korkarmış çünkü; ölesiye korkarmış yalnız kalmaktan, ağlarken tek başına olmaktan. Bir kuyuya eğilip bakır bakraçtaki suda kendine bakmış bir zamanlar. " Ne kadar güzelim" demiş hayran hayran. "Öyleyse niçin çirkin biri kadar bile mutlu olamıyorum?" Kuyu homurdanmış, su bulanmış. "Ne kadar parlağım" demiş dalgın dalgın. "Öyleyse niçin yüreğimdeki karanlıktan kurtulamıyorum?" Bakır bakraç çatlamış, her çatlaktan ayrı ayrı su sızmış. Ayın aydınlık yüzü o gün bugündür uzak durulmuş kuyulardan. Cevapsız kalan soruları hatırına düştükçe, yanından hiç ayırmadığı gümüş pudralığını açıp uzun uzun pudralanırmış. Her daim biricik olmak istermiş, eşsiz ve rakipsiz. Kendinden daha parlak bir dişiye tahammülü
Sayfa 43·Kitabı okudu
Alıntı