Yıllardır kütüphanemde duran bu kitabı okumak için çok geç kalmışım.
Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali'nin ilk kitabıymış. Kürk Mantolu Madonna'dan sonra ise okuduğum ikinci kitabı.
Kuyucaklı Yusuf, anne-babası teröristler tarafından öldürülünce, olay yerini incelemeye gelen Nazilli kaymakamı Selahattin Bey tarafından evlat ediniliyor ve başlıyor Kuyucaklı Yusuf'un hayata karşı mücadelesi.
Kaymakamın eşi tarafından kabul görmemesi, girdiği ortamlara alışamaması, dışlanması, Yusuf'u hırçın, sinirli, aksi bir insan yapmış ama ahlâklı davranmayı, ezilmememeyi, hakkına sahip çıkmayı, sevdiklerine sahip cikmayı, zorluklarla mücadele etmeyi hiç bırakmamıştır. Sevgisini gösterirken bile ürkek davranmış ama hiçbir zalime boyun eğmemiştir.
Kitapta dönemin köy ve şehir hayatı arasındaki farkı, insanlar arasındaki ayrımcılığı, zengin olanın her yerde sözü gectigini, fakir olanın ağzını açmaya hakkı olmadığını, namus kavramının bile paraya göre sekillendirildiğini göreceksiniz. Adalet bile parayla karar veriyor. Tecavüze uğrayanlar suçlu sayılıp susturuluyor.Fakirlerin hakları ellerinden aliniyor.Günümüze kadar değişen hiç bir şey olmamış. Hatta günümüzde daha çirkin olanlara rastlamak mümkün.
Kitabı okurken duygularınız şahlanacak. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.