Aynadaki Yalan; imtihan dairesinde imanda terakkiyatın hikayesi olan eser insanoğlunun dünya hayatında ki ne olduğunu ne için geldiğini ve ne yapması gerektiğini akıl ve kalbin Hakikate ulaşması bakımından; ayet, hadis ve velilerin hayatlarından ve mana alemindeki terakkiyatlarından bahislerle verdiği çarpıcı örneklerle insanoğlunun reçetesini ortaya koymuş. Tavsiye ederim. Mutlaka okuyunuz. Her okurun kendince bir ders çıkaracağı ve kendi aleminde bir değerlendirme sunacağı bir eser. Bu vesileyle merhum Şair Necip Fazıl Kısakürek'e ALLAH'tan rahmet diliyorum. Saygılarımı sunuyorum.
Bir kitabın başında şimşek çizgileriyle yazılmış gibi şu giriş cümlesine muhatap oldu :
"Allah kainatı insan için, insanı da kendisi için yarattı."
Kainatın dibini bulmuş olmak gibi bir şeydi bu...
İnsanın Allah'a ve kainata karşı memuriyeti...
Manaları derinleştirdikçe derinleştirdi. Bu, hem mutlak hakikatı kelime ve ibareye sığdırabilmekte en mahrem nokta, hem de insana vazifesini göstermekte en muhteşem bildiri...
Bu alemde insan bir yandan kainatın esrarını arar ve tasarrufuna cehdederken, öbür yandan, kendi esrarına dönecek, vücut hikmetinin yönünü bulacak...
Dostu sevimli imam ona dedi ki:
- Bu bahiste bir "hadis-i kudsi" bakın, ne kadar aydınlatıcıdır; "Ben insanın en büyük sırrıyım; ve insan benim en büyük sırrım..."
Sır idraki...
İnsanlıkça sistemleştirilecek tek usul...
- "Allah ötelerin ötesinde, onun da ötesinde, onun da ötesinde..."
- "Kendinden kurtul ve ol,"
Olmak, işte tüm mesele!..
Yollarda kalan gözlerimin nurunu yordum,
Kimdir o, nasıldır diye rüzgarlara sordum,
Hulyamı tutan bir büyü var onda diyordum,
Gördüm: Dişi bir parsın ela gözleri vardı.