Tanzimat Fermanı ile yeni bir döneme giren Türk Edebiyatı toplumun her alanında da büyük ve farklı yeniliklere kucak açmıştır. Kitabın bütünüyle dönemin bir parçası olduğunu başlar başlamaz anlıyorsunuz. Akıcılık, olayların bütünselliği ve romanın akışı... Yeni bir tür olan romanı bu şekilde işlemek o döneme göre kolay olmasa gerek. Romanda o dönemin sosyal özellikleri ( kadınların çarşaf giymesi, yüz örtülmesi, mektuplaşma, cariye, komşuluk iliskileri, evlerde avlu mantığı, dadı gibi o döneme ait sosyolojik içerik vardır. Yazar bunları çok güzel bir sekilde yansıtmıştır. Mahalle içi konuşmaları, kadın erkek çatışması, kadının toplumdaki yeri...
En mühim şey ise budur. Yazar roman karakteri Feriha üzerinden feminizm propagandası yaparak kadının toplum içerisindeki yerini sık sık okura hatırlatmıştır. İrfan karakterine anneniz, kız kardesiniz evde temizlik yaparak spor yapıyor diye nükte de bulunmuş, aslında sporun sadece erkeklere değil kadınlar içinde ne mühim bir şey olduğunu dile getirmeye çalışmıştır. Yine kadınların dört duvar arasında kaldığını ve bunun dışındaki davranışlarda bulunan kadınların erkeksi kadın olarak adledildiği görülmüştür. Oysaki karakter tabiatı itibariyle kadındır ve istekleri insanidir. Yani bir insanın toplumda var olması erkek olmayla değil kadına da mahsus bir şeydir demek istemiştir. Yazar yine dönemine göre harika bir konuya değinip zor olan bir şeyi başarmıştır. Eser sayfa sayfa incelense belkide daha sağlıklı olur niyetindeyim. Çünkü dönemini yansıtan ve zor olanı dile getiren her eser kelime kelime incelenmeyi hak eder...