“”Aydın olmak, modaya uygun elbise, şapka ve kolalı gömlek giymek değildir. Aydın bir kesim, bir milletin beyni gibidir. Millet sizi iyi bir öğrenim gördükten sonra, bir maaşa konasınız, akşamları iskambil ve domino masasının başına geçip eğlenesiniz diye okutmamıştır.”
Bu kitap bana hayatta hiçbir şeyin geç olmadığını, imkansız diye bir şeyin olmadığını, inançlı(başaracağına inanan) bir bireyin bir toplumu tekrardan nasıl şahlandırabildiğini gösterdi.
Gençlerimiz üzerindeki ölü toprağını kaldırmak için biz eğitimcilere düşen görevler olduğunu hatırlattı.