Prof. Dr. Ahmet Tabakoğlu ; İslâm, bir 'zenginleşme davası' değildir; bir 'kul hakkı ve ahlâk' davasıdır. Sınırsız para kazanmak değil, helal kazanmak esastır.
Maalesef İslâm dünyası günümüzde genellikle az üreten, verimsiz iş yapan ve gelir dağılımı bozuk ülkelerden oluşmaktadır. Bu durumdan kurtulmak için, başka kültürlerin iktisadi anlayışını esas almak yerine, kendi kültürümüze ve dini geleneğimize uygun iktisadi bir sistemin geliştirilmesi gerekmetedir.
Sosyalist teorinin faize karşı çıkma gerekçesiyle İslâm'daki ribâ yasağı farklı gerekçelere dayanmaktadır. Sosyalist teori işçi sınıfını merkeze aldığı ve emeği yücelttiği için sermayedarlığa ve faize karşıdır.İslâm sermaye sahibi kişinin meşru bir getiri elde etmek için ya kendisinin ticari risk alarak faaliyette bulunmasını veya bir ortaklığa girmesini zorunlu görür. Çünkü kayıp riskine katlanılmayan veya risk paylaşımı içermeyen sermaye kazançlarını meşru kabul etmez.