"- Ben ne gibi bir cezaya mı müstahakım? Ömrüm boyunca dilimi tutmadığım için?... İnsanlardan çoğu nun değer verdiği şeylere aldırmadığım için?... Paraya, mala, askerî rütbelere, hatipliğe ve memlekette durma-dan ortaya çıkan türlü türlü rütbelere, entrikalara partilere bağlanmadığım için Bu gibi faaliyetler altında yaşamayı kendime yakıştıramadığım, kendimi böyle bir hayat sürmiyecek kadar şerefli saydığım için Kendimi böyle şeylere verecek olursam, ne kendime, ne de size bir faydam olur diye onların hepsinden uzak kaldığım için... Faydalı bildiğim şeyleri her vatandaşa öğretmeye kendimi vakfettiğim için?... Bütün bunlar için ben ne gibi bir cezaya mı müstahakım? Söyliyeyim: Beni devlet adına (Pritaneyon) da besleyiniz! Sizi ye tiştiren, ruhunuzu geliştiren, aydınlatan, bunun için herşeyi bırakan fakir bir adama yakışacak budur. Bil-mem kaç atlı araba yarışlarında mükâfat kazanan bir yurtdaştan, bir madde pehlivanından fazla, buna ben lâyıkım!"
Sayfa 20 - Sebil yayınevi, 1966 basım