Hayatların gidişatını belirleyen anlar hep açık görünmez. UÇURUM diye bağırmazlar, on düşüşün dokuzunda tutunabileceğiniz bir halat olmayacaktır ya da geçeceğiniz bir bitiş çizgisi, yardımınıza koşacak bir akraba veya fiyakalı bir mektubun getirdiği iyi haberler de. Hayat incelikli planlar yapmaz.
Ejderhalara olan hayranlığım bu kitabı bulmamı sağladı. Hem sayfa düzeninin küçük olması hem de kısa olduğu için beklentimi yüksek tutmamaya karar verdim. Böylelikle çok daha verimli bir okuma elde etmiş oldum. Uzun zamandır romantik fantastik okumamış olmam da bu kitabı sevmemdeki büyük etkenlerden biri oldu.
Ahım şahım bir konusu olmasa da oldukça akıcı ve okuması çok kolay, keyifli bir kitaptı. Betimlemeler kısaydı, diyaloglar yerindeydi ve kısa bir kitaba göre bol bol aksiyon ve macera dolu geçti. Yazarın denge konusundaki başarısını takdir ettim gerçekten.
Çok fazla fantastik unsur vardı. Perisinden tutun kurt adamına kadar, Chimera denilen aslanımsı yaratıktan dört ayaklı kartal olarak bildiğimiz Griffine kadar türlü türlü canlılar bulunuyordu. Bunlarla birlikte hikaye biraz aşureye dönecek gibi hissettim ama her birinin aşırıya kaçmayacak bir rolü vardı hikaye içerisinde. Ejderhaları ise daha fazla görmek isterdim çünkü bu kitabın ejderha içermesiyle ünlü olduğunu gördüm ama hikayede çok az görebildim (・ัω・ั)
Karakterlerin iç dünyasına çok dahil olamadığım bir anlatımı olmasına rağmen dert ettiğim bir sorun olmadı çünkü yazar bunu aratmadı diyebilirim. Bunun sebebi ise hikayenin sadece ana karakterler üzerinde odaklanmış olmasıydı.
Ana karakterimiz Arwen Kehribar Krallığı'nda şifa güçleri olan, hastaları tedavi eden genç bir hanımefendi. Fantastik kısmından ziyade Arwen'in gerçek hayatta gençlerin yaşadığı sorunlara sahip olması bana bu kitabı beğendirten en önemli unsurlardan biri oldu. Arwen'in abisine özenmesi ve onun kadar hayran duyulası biri olmaya çalışması, kendini ailesine kanıtlamak istemesi ki bunlar hiçbir zaman kabul etmediğimiz ama farkında olmadan da yaptığımız şeyler. Kısacası Arwen'i okurken aramızdan biriymiş gibi hissettim.
Öte yandan