İyi değildi. Kendi elleriyle kurduğu saat durmak üzereydi. Kırk üç yaşına kadar annemin izlerini takip etmiş ancak izler bir su kenarında kaybolmuştu. Onu kaybettiği yerden sonrasını bilmiyordu. Buradan nereye gidecekti şimdi? Buradan sonrasını hayal etmesi, kendine sıfırdan bir gelecek resmetmesi, ilk kez bilmediği bir yolda gitmesi gerekiyordu.
Sanki ne kadar büyüyeceğine annemin elbiseleri karar vermiş, sonrasında tek bir kilo olsun almadı, tek bir santim olsun uzamadı. Giyilmekten eprimiş, iğne iplikle acemice onarılmaktan çula dönmüş ama üzerine tam oturan o güzelim elbiselerle yıllarını geçirdi.