Sd

Kısacası merak denilen şey nasıl kullanılır, başımı oraya buraya çarpa çarpa öğrenme yolundaydım daha.
Sayfa 25·Kitabı okudu
Reklam
Biz iki doğru çizginin kesişmesi gibi bir noktada bir anlığına buluştuk sonra kendi yollarımıza gitmek üzere ayrıldık. O günün üzerinden çok zaman geçti. Çok tuhaf bir şey (belki pek o kadar tuhaf da değildir); göz açıp kapayana dek yaşlanıyor insan. Bedenlerimiz geri dönüşü olmayan şekilde anbean bozuluyor. Gözlerimizi kapayıp bir süre sonra tekrar açınca pek çok şeyin yok olup gittiğini anlıyoruz. Gece yarısı esasen şiddetli rüzgâra kapılıp her şey -adı ister bilinsin ister bilinmesin- ardında tek bir iz bırakmadan uçup gidiyor. Geriye kalan tek şey belli belirsiz hatıralar sadece. Hayır, hatıraya da güvenilmez. O zaman bize gerçekten ne olduğunu kim net bir şekilde ifade edebilir ki? Eğer şanslıysak bazı sözcükler bizimle birlikte kalır. Gece yarısı bir tepenin üzerine tırmanırlar, bedenlerinin şekline göre kazılmış küçük deliklere girer, kendilerini gizler, zaman rüzgârının esip geçmesini beklerler. Sonra nihayet sabah olur, şiddetli rüzgâr diner, yaşamaya devam eden sözcükler kendilerini göstermeye başlar. Sesleri kısıktır, çekingendirler, genelde çok anlama gelebilen ifadelerden başkasını kullanmazlar. Ancak böyle sabırlı sözcükleri oluşturmak ya da bulup geride kalmalarını sağlamak için kişi yüreğindekileri koşulsuz bir şekilde ortaya koymalıdır. Öyle; boynumuzu kışın ay ışığının ışıldattığı taştan yastığa koymak zorundayız.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Bir daha asla görüşmek yok diye düşünürken hiç olur mu görüşmemek diye düşünmek Görüşebilecek miyiz? Yoksa öylece bitecek mi her şey? Işığa çekilirken gölgelerde mi kalacağız seninle?
Sayfa 20·Kitabı okudu
Şimdi bu anda Bu an şimdiyse Bu anı Kaçınılmaz biçimde Şimdi yapmalı
Sayfa 19·Kitabı okudu
Pencere kenarına dayanıp kış akşamı ışığı altında okudum.
Sayfa 18·Kitabı okudu
Reklam