Sd

“Mademki ayrılıyoruz...” diyordu.
Reklam
Onu kalbinin üstünde o kadar çok taşımıştı ki neredeyse artık kalbi olmuştu.
‘İşte böyle aldanmak, her şeyde, her zaman...” diye inliyordu.
Demek hayatın eylülünde de ümitsizlik ve bezginlik yerine çaba göstermek bir şeye yarayabilirdi. Gerçi bu tabii bahardaki parlaklık ve gençlik gibi olamazdı fakat hayattan daha fazlasını istememeliydi. Bu bir gençlik olamamakla beraber yine bir hayat, özellikle sakin ve hiç olmazsa rahat bir hayat olurdu.
İşte hayatın en büyük iyiliği, bütün fenalıklarını tazmin edecek kadar büyük olan lütfu bu alışabilmekti.
Reklam