Uyuyamaz olduktan sonra gerçekliğin ne kadar da basit bir şey olduğunu düşünür olmuştum. Gerçekliği hazmetmek sahiden kolay bir şeydi. Gerçeklikten başka bir şey değildi. Sadece ev işleriydi, yalnızca aile sahibi olmaktı. Basit bir makineyi harekete geçirmekle aynıydı, bir kere nasıl çalıştırıldığını öğrenince gerisi tekrar etmeye dayanıyordu. Buradaki düğmeye basıp oradaki kolu çekiyorsun. Düğmeleri ayarlayıp kapağı kapatıp zamanı kuruyorsun. Salt tekrar.
Arada bir değişiklik de olmuyor değildi.