S.

Pek çok insan herkesi memnun etme çabasının etkilerini bitkin düşerek, kendisini yiyip bitirerek, ağız tadı bozulmasın diye başkalarının beklediği şeyi yaptığı için vicdan azabı çekerek, kendisine kızıp durarak ya da bir kez daha uyum tuzağına düşerek her gün duyumsar.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

S.

, bir kitabı okumaya başladı
Robert M. Sapolsky
8.9/10 · 116 okunma
İnsanlar hep geri dönerler ona, onun daha geri ve çarpık biçimlerine. Pornografiyi yasaklayan mazbut sansürcüler gibi, nefret ve iğrenme içinde teslim olurlar tabu dürtülere. Boyunduruk altındaki kitleler, baskı organıyla kolayca özdeşleşirler. Hatta sadece onun hizmetindeyken doyurma imkânı bulurlar inatçı mimetik dürtülerini, dışa vurum ihtiyaçlarını. Baskıya gösterdikleri tepki, taklittir: karşı konulmaz bir ezme isteği.onra bu istek de onu doğuran sistemi sürdürmek için kullanılır. Bu açıdan, modern insan ortaçağ insanından sadece seçtiği kurbanlarla ayrılır. Cadıların, büyücülerin ve kâfirlerin yerini siyasal azınlıklar ve yasaklılar, Almanya'daki Bibelforscher gibi dinsel tarikatlar ve benzeri çizgi dışı akımlar almıştır; ve Yahudiler bugün de eksik değildir.
Mimesis dürtüsünün yadsınmasının karşılığında insanın gizilgüçlerinin gerçekleşeceği umudu da ortadan kalkınca, bu dürtü, her an patlamaya hazır bir yıkıcı güç halinde, beklemeye geçer. Başka bir deyişle, skatükonun dışındaki bütün kurallar, bütün yönler silinince, aklın sunabileceği bütün mutluluk umudu varolanı korumak, hatta baskısını daha da artırmak olunca, mimetik dürtü gerçekten aşılmış olmaz
Fransızlar vatanları ve imparatorları için ölmeyi hep göze almışlardır ama, imparatorun o çok sözü edilen toplumsal reformlarından da umutlarını kesmişlerdir. Napolyon'un Katolikliği yeniden güçlendirmeye çalışmasının da açıkça gösterdiği gibi, kitleler, imparatorun siyasal ve toplumsal programının doğal dürtülerine getirdiği acımasız kısıtlamaya dinin tesellisi olmadan katlanamamaktadırlar.