Toyluktan nasıl kurtulacağız? Eşit derecede kolektif bir yaklaşım benimseyerek. Kant, sürüden ve çitlerle çevrili alandan tek başına ve bireysel olarak çıkmanın zorluğunu vurgular. Bu yüzden bunu "hep birlikte" yapmalıyız. Ancak burada iki sorun ortaya çıkar. Birincisi, böylesine kolektif bir adım için, sadece bireysel ve bu nedenle riskli olabilecek bir girişim için inisiyatifi kim alacak? Bir ayaklanmada le başı tespit edilir ve ortadan kaldırılır. İkincisi, el başının bir vasi, ergin olmayanlar arasından çıkmış bir vasi olmayacağı, kendisinin ve başkalarının ergin olmasına çalışmak yerine, kalabalıktan kopan ve statüsünü başkalarını sömürmek için kötüye kullanan ergin olmayan bir kişi olmayacağı ne malum? Entellektüel olarak ergin olmak şu anlama gelir: herkes öyle yaptığı için doğru olduğunu düşündüğünüz hazır düşünceleri, görüşleri ve önyargıları terk etmek.
Bizi bir öykünün içine sokan cümleler ara dünyadan gelirler, güvenilmezdirler, yoruma açıktırlar, değiştirilebilirler, bunun anlamı dünyanın da değiştirilebilir olduğudur. Ben dünyayı benim dunyami bir öyküyle değiştirebilirim.
Evliliğime dışarıdan bakan biri, iyi ya da daha iyi bir eş olmak için hiç çaba sarf etmediğimi düşünür. Ya da beni o akşam görünce bu yola baş koymuş ve yıllardır süren yoğun bir çabayla bunu başarmış olduğumu söylerdi. Söyleyemedikleri ise, yetişkinlik hayatımın çoğu ve evliliğim boyunca kendimin tam zıttı olmaya çalıştığımdı.
"Yolu tarif edebilmenin mümkün olduğunu sanırız. Sokaklara, köylere, şehirlere verdiğimiz isimlerden öte değildir tarifimiz. Yol tarifsizdir. Yolcunun yüreğindeki çentiklerdir."
Ben de yolcuyum kendimden öteye . Kendimi kaleme nikahlasam caiz midir?