Her şeyin emrine amade olduğu bir dünyada kimin başı dönmemiştir ki? Cani, özgürlüğünü sınırsız bir şekilde kullanır ve gücünün fikrine karşı koyamaz. Başkalarının hayatına son verme konusunda, o da herbirimizle aynı düzeydedir. Eğer düşüncede öldürdüklerimiz hakikaten yok olsalardı yeryüzünde kimse kalmazdı. İçimizde çekingen bir cellat hayata geçmemiş bir katil taşırız insan öldürme eğilimlerini kendilerine itiraf etme cüreti olmayanlar da cinayetlerini rüyalarında işlerler kabuslarını cesetlerle doldururlar. Mutlak bir mahkeme önünde bir tek melek beraat eder. Zira başka bir varlığın ölümünü -en azından bilinçsizce- dilememiş bir varlık hiç olmamıştır her birimiz ardımızda bir dost ve düşmanlar mezarlığı sürükleriz; bu mezarlığın yüreğin uçurumlarına atılmış ve arzuların yüzeyine yansıtılmış olması da pek mühim değildir.