Ben böyle olsun istememiştim
Ya sana çok yakın
Ya senden çok uzak olmalıydım
Aramızda aşılmaz engeller olsun istiyordum
Büyük dağlar,büyük denizler olsun istiyordum
Sana gelmeye gücüm yetmemeliydi
Çaresizliğimin bütün hıncını mesafelere yüklememeliydim
Dağda yanan bir çoban ateşi gibi
Gökte bir yıldız gibi
Seni görmeli
Seni yaşamalı
Ve senden çok uzaklarda olmalıydım
Bulutsuz zamanda gökyüzü ne renktedir?Mavidir cevabımı alırız. Bin kişiye, yüz bin kişiye sorsak alacağımız cevap birbirinin aynıdır.Çünkü gök, hasta olmayan bütün gözlere o renkte görünür. Fakat bir de ahlak nedir, diye soralım. Kimsenin tarifi öbürününkine uymaz.Çünkü bunu dinlisi,dinsizi,gericisi,ilericisi,bilgini,cahili,zengini, fakiri,yenenin, yenilenin hep başka türlü söyler. Çünkü ahlak, bir takım kanaatler ürünüdür. Hiçbir diyarda bütün kanaatlerin birbirine uygunu görülmemiştir. Hiçbir memlekette matematik kuralların katılığıyla ahlak prensipleri ilan olunmamıştır. Hiçbir hükümet bir ahlak bayrağı altına bütün halkı toplayamamıştır. Bir tek parti ile siyaset hüneri henüz görülüyor. Fakat bir ahlaklı millete henüz yeryüzünde rastlanmamıştır.
Onun için bulup bulup yitirdim seni
Hangi kapıyı çaldıysam sen açtın bana
Hangi gözümü yumduysam seni gördüm
Zamandın, zamandan öte bir şeydin
Yıllarca bir meşale gibi yandın uzaklarda