·
Okunma
·
Beğeni
·
2187
Gösterim
Adı:
Ben Deli miyim?
Baskı tarihi:
18 Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
720
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052116517
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koç Üniversitesi Yayınları
Baskılar:
Ben Deli miyim?
Ben Deli miyim?
Ben Deli miyim?
Ben Deli miyim?
Ben Deli miyim?
İstanbul’un yeraltı dünyasına delilerle yapılan bir yolculuk… Şadan’la Kalender Nuri’nin

“Bu iş karakolda biter” dedirten maceraları…

Bu tuhaf ikili bir yandan entrikalarını kurarlarken bir yandan da deli kimdir, akıllı kimdir, dâhilikle deliliği ayıran çizgi nedir gibi soruların yanıtlarını arıyorlar.

Ahlaki değerlerin sorgulandığı Ben Deli miyim?, Son Telgraf gazetesinde tefrika edilirken ahlaka aykırı bulunarak davalık oldu.

Romanın Latin harflerine aktarılmış orijinal metniyle sadeleştirilmiş hali ilk kez bir arada. Kitapta ayrıca tefrikasıyla karşılaştırmalı notlar da bulunuyor.
378 syf.
·4 günde
Edebiyat dünyasında romanları teknik açıdan hatalı bulunur diye biliyorum. Okuduğum ikinci romanıdır. İkisinde de mizah yönünün kuvvetli olduğunu gördüm. Ben deli miyim? romanını genel itibarıyla beğenmedim. Mizah ve aforizmalar tek tek ele alındığında bir değeri olduğunu söyleyebiliriz. Lakin romanı bütün olarak baktığımda ne yapmaya çalıştığını tam manasıyla anlayamadım. Ahlaksızlık ana tema olmasına karşın, neyi ne derece eleştiriyor yazarımız, gereksiz yerlere gidiyor mu, uzatıyor mu, sıkıyor mu vb. soruları sordum durdum okurken. Anlatım açısından ben doğru anladıysam teknik hatalar var. Özellikle bir karakterin başından geçen bir olayı gazeteden okuyarak okuyucuya aktarılan kısımda, gazetede olamayacak ancak bir kişinin olayı görüp anlatabilmesi gerekir şekilde anlatıldığını şaşırarak okudum. Dediğim gibi romandan kesitler alındığında, hatta alınan kesitlerle daha öz bir roman oluşturulduğunda belki zorlama olmaktan çıkıp daha farklı bir kitap olabilirdi. En ilginç olan ise, ülkem için ilginç sayılmaz aslın da romanın davalık olması, dava sonucu beraat kararı çıkmış lakin zaman içinde tefrika yapılan gazete bir şekilde kapatılmış... Dava süreci kitabın başında 45 sayfa olarak belgesel gibi verilmiş.
720 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Okurken kimi bölümlerde çok eğlendiğim, kimi bölümlerdeki anlatımlar üzerine uzunca düşündüğüm bir eser oldu. Hani güzel yemek yedikten sonra midenin yemeği sindirmesi için zaman gerekir, kitabı okuduktan sonra zihin de sindirmek için zamana ihtiyaç duyar... Bu yüzden üstünkörü değil de düşüne düşüne okumak lazım...
Ana iki karakter incelikle, ustalıkla, büyük bir titizlikle işlenmiş. Delilik mi, üstün zeka mı? Aradaki ince çizgiyi ortaya koymak ve bunu okura aktarmak büyük bir marifet ister. Kimi eleştirmenlere göre teknik bakımından zayıf bulunmuş... Olabilir. Bir okur olarak beni daha çok ilgilendiren ve eserin içine çeken zaten kurgusu ve karakterleri değil midir? Tekniği bakımından mükemmel ama anlatım gücü zayıf, karakterlerin tam olarak işlenmediği romanlar eleştirmenlerden 100 puan alsa ne yazar? Ve bence dönemin en cesur eseri niteliğinde bir roman...
P. S. Gereksizce abartılan, tapılan Kürk Mantolu Madonna'ya gösterilen ilginin en azından yarısını kazanması dileğimle...
378 syf.
·Puan vermedi
"..hey! kendini akıllı sanan zavallı, kira otomobillerine konan taksiler gibi sana da her saatini, hareketini yazan bir alet bağlasalar, bazı bazı tımarhanedekileri imrendirecek şeyler yaptığını belki biraz anlardın."
Hüseyin Rahmi Gürpınar kullandığı ustalıklı üslubuyla insanı aklı konusunda sorgulamaya itmeyi çok güzel başarıyor. Ve kitap bittiğinde kendinizi "deli olduğunu kabul edenler mi deli, etmeyenler mi deli, yoksa günümüz dünyasında herkes mi deli, tımarhanedekiler akıllı da dışarıdakiler mi deli" gibi sorularla boğuşurken buluyorsunuz. Sonuç? Delilik okyanusunda ufak kayığınızla sonsuzluğa doğru yelken açtınız, tebrikler.
378 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Manik depresif kişilikleri muazzam bir şekilde anlatmış Hüseyin Rahmi. Kitabı okurken hem Şadan karakterini hem de Kalender karakterini kendi çevremde bulup çıkardım. Edebi anlamda belki tartışılabilecek bir eser ama karakterler konusunda eksiği belki var ama fazlası yok demek en doğrusu olacaktır. Hatta bazen düşündük, acaba yazar yakın çevresinden mi incelemiş, fazla mı araştırma yapmış yoksa kendisi mi bu dertten mustaripmiş anlayamadık...
Okuduğum kitap eserin orjinal metni ve anlayamadğım kelimelerle dolu cümleler çıkıyor bazen karşıma. Fakat her ne kadar anlamasam da öyle bir ahenk var ki kelimeler arasında, bambaşka bir zevk veriyor insana. O da usta yazarlık olsa gerek. İçerik konusunda konuşacak olursak, gerçekten dönemini fazlasıyla aşan bir kitap, hüseyin rahmi'nin bu kitap sebebiyle sorgulanması da sanırım bundandır. Ayrıca delilik-akıllılık paradosini okuyucunun fazlasıyla sorgulamasını sağlayan bir eser.
378 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabı okuduğumda orta okula gidiyordum. O zamanlar Hüseyin Rahmi Gürpınar ve Reşat Nuri Güntekin ' i birbiriyle karıştıran bir çocuktum.
Bu kitabı okuduktan sonra, Hüseyin Rahmi , komik ve eğlenceli olan yazar; Reşat Nuri , okuması bile konusu gibi ağır olan yazar, diye kendimce bir kodlama yapmıştım.
Edebî inceleme kısmını bilmem ama, Türk romancıları ve kitap okumayı bana sevdiren kitaplardan biri olmuştu. O zamanki çocuk halimle bile kahkahalar atarak okumuştum.
Nur içinde yat Hüseyin Rahmi Gürpınar....
378 syf.
·9/10
Fazla süründü elimde kitap ama bitti nihayetinde
Hüseyin Rahmi Gürpınar benim eğlenceli yazarım
Seviyorum eserlerini okumayı,bu kitapta tek anlayamadığım kim deli kim akıllıydı🤗
720 syf.
·83 günde·Beğendi·Puan vermedi
Sese dönüşmemiş iç konuşmalar, insanı ne derece akıllı yapar? Akıllılar mı deli, deliler mi akıllıdır? Görmek, inanmak için yeterli midir? Dürüstlük delilik midir?
542 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
Şadan,okuduklarım icinde Koku'daki Jean Babtiste'den sonraki en absürt kahraman.Bebek Cumhuriyet yıllarında yaşayan karakterimize çoğumuz gibi, adap başlığı altında toplanabilecek yazılı olmayan kaidelerden daral gelince,kendi keyfince yaşamayı özgürlük telakki ediyor.Düpedüz bir ahlaksızlik içinde yaşadığı halde Şadan'ın içindeki akıllı, delilik kavramını ince ince sorgulatıyor okura.İki kendini bilmezin aynı evli barklı güzele meyledip çirkin,hadsiz savaş taktikleriyle yuvayı yıkıp,ortada kalan ganimet icin birbirlerini yemeleri.Günümüz Tv dizilerinden aşina bu pespaye macera Hüseyin Rahmi 'nin enteresan kahramanları,akıcı anlatımı sayesinde okunası bir roman olup çıkmış.
378 syf.
·Beğendi·9/10
1920 li yıllarda geçen mükemmel bir hikaye..
İnsanın kendine bile itiraf edemediği soruların cevaplarını H.Rahmi okuyucunun yüzüne vuruyor..
Akıcı bir anlatım ve mükemmel bir kurgu..
... İnanç, ahlak ve huy bakımından belli sınırları bir iki adım öteye geç, konuşan hayvan denilen kurt sürüsü seni parçalamak için sivri dişlerini derhal gösterir. Bu dünyadaki en büyük cinayet onlardan başka düşünmektir...
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 16 - Koç Üniversitesi Yayınları
İnsanlar, yularları nasip denilen heyulanın elinde, nereye gittiklerini bilmeyen hayvanlardır. Çok geniş ve hesapsız sandıkları fikir ve arzuları pek sınırlıdır. Daima nişan alarak peşinden dolaştıkları emelleri zengin olmak, çok yaşamak, meşhur olmak. Hemen hemen işte bu çeşitten dört beş şeyle sınırlı gibidir...
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 32 - Koç Üniversitesi Yayınları
Tımarhane kayıtlarını tutanlardan üniversite profesörlerine kadar her fert, her şeyden önce kendi akıl ve zekasının hayranıdır...
Hüseyin Rahmi Gürpınar
Sayfa 15 - Koç Üniversitesi Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ben Deli miyim?
Baskı tarihi:
18 Mayıs 2018
Sayfa sayısı:
720
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052116517
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Koç Üniversitesi Yayınları
Baskılar:
Ben Deli miyim?
Ben Deli miyim?
Ben Deli miyim?
Ben Deli miyim?
Ben Deli miyim?
İstanbul’un yeraltı dünyasına delilerle yapılan bir yolculuk… Şadan’la Kalender Nuri’nin

“Bu iş karakolda biter” dedirten maceraları…

Bu tuhaf ikili bir yandan entrikalarını kurarlarken bir yandan da deli kimdir, akıllı kimdir, dâhilikle deliliği ayıran çizgi nedir gibi soruların yanıtlarını arıyorlar.

Ahlaki değerlerin sorgulandığı Ben Deli miyim?, Son Telgraf gazetesinde tefrika edilirken ahlaka aykırı bulunarak davalık oldu.

Romanın Latin harflerine aktarılmış orijinal metniyle sadeleştirilmiş hali ilk kez bir arada. Kitapta ayrıca tefrikasıyla karşılaştırmalı notlar da bulunuyor.

Kitabı okuyanlar 96 okur

  • Cem Burçin Bengisu
  • suzan
  • Naile Bars
  • Türker Topçu
  • Şeyda Petek
  • Sema Erdoğan
  • Homongolos
  • Karakedi
  • Elif sena Akkurt Özgey
  • Nihan Kara

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%2.9 (1)
9
%2.9 (1)
8
%2.9 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0