"Ey kitab'ı (Kur'ân'ı) indiren, bulutları gökyüzünde yüzdüren ve düşman saflarını darmadağın eden Allahım, şu düşmanı perişan et ve bizi onlara karşı muzaffer kıl!"
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Seleme İbni Yezîd el-Cu'fi, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'e:
- Ey Allahın Nebîsi! Kendi haklarını bizden isteyen, fakat bizim haklarımızı vermeyen yöneticiler başımıza geçerse, bize nasıl davranmamızı tavsiye edersiniz? diye sordu. Hz. Peygamber yüzünü çevirdi. O tekrar sordu. Hz. Peygamber yine yüzünü çevirdi. Sonra tekrar sordu. Bu arada Eş'as İbni Kays, Seleme'yi çekti. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem tam o sırada şöyle buyurdu:
"Dinleyin, itaat edin. Onlar kendi yüklendiklerinden, siz de kendi yüklendiklerinizden sorumlusunuz"
Hz. Peygamber, bu hadisiyle "Yöneticiler kendi yüklendiklerinden, yani adaletli olmak ve halkın haklarını gözetmekten sorumludurlar. Yapmazlarsa vebali onlaradır. Siz de dinleyip itaat etmek ve başka larının haklarına riayet etmekten sorumlusunuz. Siz üzerinize düşeni yaparsanız, Allah mükafatınızı verir" buyurmuştur.
"Gereğini yerine getirmeye gücü yettiği halde, öfkesini yenen kimsenin kalbini, Allah emniyet ve imânla doldurur", "Gazabını teskin edenin Allah ayıplarını örter" hadisleri de kin, nefret ve hiddetine hâkim olanlara verilecek diğer karşılıkları belirlemektedir
Mükafatın büyüklüğü, belânın şiddetine göredir. Allah, sevdiği topluluğu belâya uğratır. Kim başına gelene rıza gösterirse Allah ondan hoşnut olur. Kim de rıza göstermezse, Allah'ın gazabına uğrar."