Karnımız doydu artık, anayurttan göçlere,
Bükecek boynumuz yok ne iç ne dış güçlere,
Ne de kardeş diyoruz, o vatansız piçlere!
Kardeşlik yalanını, kürdün kardeşi atar!
Biz Türklüğün yarıyız, Türkçülük de bize yar!
Caner Kara
Dalkavukluğun ve riyakarlığın insalık vasıflarını gölgede bıraktığı bu dünyada o şerefinden hiç taviz vermeden yaşadı. Doğumundan ölümüne kadar kimseye taviz vermeden, inandığı mefhumlar için her türlü fedakarlığı yapmaktan çekinmeden yaşayıp öldü. Ölümünün sene-i devriyesinde minnetle ve saygıyla anıyorum.
Yazdığı "Yolların Sonu" şiiri son yolculuğunun habercisi, varmak istediği saray için dilediği dilekti. İnanıyorum ki, sarayda onu kürşad karşıladı ve "Hoş geldin oğlum Atsız, Kutlu olsun" dedi.
YOLLARIN SONU..
bugün yollanırken bir gurbete yeniden
belki bir kişi bile gelmeyecektir bize
bir kemiğin peşinden saatlerce yol giden
itler bile gülecek kimsesizliğimize
gidiyorum: gönlümde acısı yanıkların
ordularla yenilmez bir gayız var kanımda
dün benimle birlikte gülen tanıdıkların
yalnız bir hatırası kaldı artık yanımda
yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz
çünkü bu yol kutludur gider tanrı dağı'na
halbuki yoldaşını bırakıp dönenlerin
değişilir topu da bir sokak kaltağına
ister düşün... kendini ister hayale kaptır
uzar uzar çünkü hiç sonu yoktur yolların
bakarsın aldanmışsın, gördüğün bir seraptır
sevimli bir hayale açılırken kolların
ey doğunun alnımı serinleten rüzgarı!
ey karanlıkta bana arkadaşlık eden ay!
arzularım bir oktur, aşar ulu dağları
düştüğü yer uzakta "dilek" adlı bir saray