Bir unvana sahip olmak bir kişiyi aristokrat yapmaz. Bazı kimseler tabiatın bahşettiği bir asalete sahipken, unvanlardan başka hiçbir şeyi olmayan bizler ise bir asilden ziyade avam olmaya yakınız.
Böyle durumlarda kafasında birtakım can sıkıcı, yapışkan sorularla dolu bir düşünce doğabilir, bir ihtimal, duygu, vicdan, geleceğin hayaleti ortaya çıkıp karşısına dikilebilirdi...
"Nereye babuşka? eve gitme zamanımız geldi."
"Bir de şu ihtiyar Moloçkov'lara uğrayalım sonra eve!"
"Dikkate değer ne gibi özellikleri var onların?"
"İhtiyarlıkları..."
"Cüppe giymeden bile vaaz verebilirim; açık yüreklilikle, yalanı, sahtekarlığı, kötülüğü, sözün kısası, güzelliğin yokluğunu gördüğüm her yerde ben kendim de münasebetsizce davranır çirkinleşirim..."