Demet Coşkun

Şu cümleleri okurken içinizin sıkılmaz mı?
Baştakiler doğuştan tembel oldukları, sonradan yanaşanlar da çalışmayı unuttukları için, kendilerini besleyenlere, buna karşılık bir şeyler borçlu olduklarını akıllarına bile getirmezler, yanlız bir birilerinin hizmetine bakarlar, memleketin halkına, bir köylünün inekleriyle köpeklerine baktığı kadar bile göz kulak olmazlarmış. Size de tanıdık geldi mi bu ifadeler... Sırça Köşk
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dört Anlaşma sadece sunu ve teşekkür sayfasını okudum ve bu kitabı okumaya hazır mıyım? Sorusu aklımdan geçti. Hiç emin değilim... Okursam sanki bir daha aynı kişi olamayacağım, içimde öyle bir his var. Bir sonraki sayfaya geçmemi isteyen de bir dürtü var. Böyle de bir ikilem deyim işte...
"Yaşayın! İçinizdeki o harikulade yaşamımı yaşayın! Hiç bir şeyi elden kaçırmamaya bakın. Hep yeni yeni duygular arayın. Hiç bir şeyden korkmayın... Yeni bir ehli keyiflik... İşte budur çağımızın istediği... " diye sürüp gidiyor Lort Henry' nin sözleri lakin benim aklıma takılan tek şey Türkiye de gençlerin bir çoğu yarın nasıl yaşarız diye düşünüyor bir kesim ise yarın nasıl bir kötülüğe uyanacağız. Ah nasıl bir yüzyıla denk geldik kafamızı nereye çevirsek orada bataklık, insanı yutan umutsuzluk var.
Kadınları, kızları ve çocukların aşağılıkça ölmemesini ve gençlerin hayallerini nasıl kurtarabiliriz. Toplum olarak ne yapmalıyız. Adalet, eğitim, ekonomi diyoruz. Bunlar bir gece de değişecek, yarın masmavi bir gün olmayacak o zaman da değiliz. O köprüyü çoktan geçtik, geri dönemeyiz. Kahrolsun demekten başka bir şey demeli, bir şey yapmalı. "Ama ne yapmalı..."
Eğitim sisteminin çöktüğü zamanda ne kadar düşündürücü satırlar...