Resmi tarihte öğretilen Ayyaş Selim'den çok farklı bir portre çizilmiş. Yazar tarihi gerçeklerle kendi kurgusunu harmanlayarak birlikte vermiş.
Aleviliğin kökenine ilişkin getirdiği tez kitabın ana kurgularından birini oluşturuyor.
Dil açısından zengin bir anlatımı olduğunu söyleyebilirim. Osmanlıca ya da Arapça kelimelerden azade gayet yalın ve anlaşılır bir dili var.
Beyin jimnastiği yapmak, bize sunulan resmi tarihe farklı bir açıdan bakmak isteyenler için tavsiye ederim.
Keyifli okumalar dilerim...
Selim fetihten sonra İstanbul'da ölen ve sefere çıkmayan ilk padişahtı.
Nurbanu, onun cesedini sarayın buzluğuna kaldırttı ve Manisa'daki oğluna haber saldı. 22 Aralık'ta, öğle sularında, Şehzade Murat Yenisaray'a ulaştı. O gün ikindi namazından evvel, Ayasofya camiine eller üzerinde taşınan Selim'in tabutunu beş evladının irili ufaklı tabutları izliyordu; Osmanlı şehzadelerinin kaderiydi bu...
Din bir nizamdır ve nizam olduğuna göre ona insan eli değmiştir. Aslında dini anlamak yerine Tanrı'yı anlamak bana daha doğru geliyor. Gerçekten inanmış adam diyaneti aradan çıkarır; mantığını ve vicdanını kullanarak sonuca ulaşır. Böyle biri ara duraklarda boşuna oyalanmaz.