Can Karakuş

Dünya, derdi olan insanları taşıyacak kadar şefkatli degil.
Kadınların ayrılık sonrasında saçlarını boyatmaları, yeni elbiseler almaları, dökülüp saçılmaları, kendini göstermenin değil saklanmanın bir yolu aslında. Ruhunuzdaki değişiklikler anlaşılmasın diye bedeninizde değişiklikler yaparak “Farklı görünüyorsun bir şey mi oldu," sorularını saçınızı, kılığınızı, memenizi kalkan yaparak savuşturmaya çalışıyorsunuz. Dünya, derdi olan insanları taşıyacak kadar şefkatli degil. Silahlarımızı kuşanmak zorundayız.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Reklam
Pan diye bir tanrı vardı, bilir misiniz? İnanılmamaktan öldü o. Kendisine son inanan kişi de yeryüzünü terk edince mecburiyetten öldü. Çünkü inanılmamanın öldürücü bir etkisi var.
Sayfa 107·Kitabı okudu
Alıntı
Çaresizlik mi diyorsunuz? Bizim en büyük çaresizliğimiz, aklımızın hâlâ başımızda olması.
Sayfa 100·Kitabı okudu
Yıldızlar aslında nedir size söyleyeyim: Yıldızlar, acıdan delirmiş insanların gökyüzüne sıktıkları kurşunların açtığı deliklerdir. Bilim adamları sürekli yenilerini keşfettiklerini söylüyorlar. Bunda şaşılacak bir şey yok. Yukarısı bir gün dümdüz olacak.
Sayfa 98·Kitabı okudu
Alıntı
Sormamak elde değil…
Kabalaşma istemem ama herkese cemâlini gösterdin de, bize hep mi celâl Allahım.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam