Kitapların ilk ve son cümleleri en çok dikkat ettiğim kısımlardır genelde ve bu kitap da beni içine çeken, bende merak uyandıran bir cümle ile başlangıç yaptı. "Yakmak bir zevtki."
Ateşin yok edebilmesinin ve cehaletin bir güç olarak kabul edildiği, kitapların yasak olduğu, evlerin yangına dayanıklı olup insanların oturup düşünebilecekleri bir bahçenin bile olmadığı, aynı zamanda yine insanların boş kalıp düşünememeleri için evlerinin her duvarının televizyonla kaplı olduğu, itfaiyecilerin artık yangın söndürmek yerine ihbar üzerine gidip kitap dolu evleri ateşe verdikleri bir dünyada Montag kafasında soru işaretleri olan bambaşka bir itfaiyecidir ve yasak olarak kabul edilen şeyi deneyimlemek isteyip fikirlerinin değişmesi ile olaylar başlar.
Fahrenheit 451 bir çırpıda bitirilebilen oldukça sürükleyici bir kitap. Bahsettiğim bu dünya kafalarda soru işaretleri oluşturan ve gerçekten de gelecekte oluşabilecek nitelikte bir dünya bana kalırsa. Kaldı ki günümüzde de kitaplar neredeyse yasakmışçasına okuma karşıtı çok fazla insan var. Ve gittikçe de çoğalıyorlar. Kitaptaki dünyada bu yasak ile istenilen şey herkesin eşit düzeyde olup kitaplar gibi kafa karıştırıp aslında huzur bozan materyallerden uzaklaşarak yalnızca düşünmeden öylece insanların mutlu bir şekilde yaşayıp ölmeleri. Kısacası ciddi anlamda cahil kalan insanların daha mutlu, huzurlu olduklarını, düzene daha rahat ayak uydurabildiklerini, sorgulamadan uyum sağladıklarını düşünüyorlar.
Oldukça düşündürücü ve sorgulatıcı olan bu konu bana yakın gelecekte olabilecekleri de hayal ettirebildi. Dili oldukça sade ve akıcı olmasıyla da rahatça okunabilen bir eser ayrıca. Bu arada kitapların ciddi anlamda kafa karıştırıp yer yer huzur bozduğuna ben de katılıyorum kesinlikle fakat bunun sorun olmasından ziyade zaten