Uzunca bir süredir kendimi yollara vurmanın karşı konulmaz arzusuyla yanıp kavruluyordum. İçimde tıpkı kendini rüzgara blrakan dağılmış bulutlar gibi oradan oraya sürüklenmek, gönlünce yolculuk etme arzusu bir türlü dinmek bilmemişti.
Yeşil bahçeler midir, çöl müdür andığımız
Boğuk sesi geliyor köşelerden erdemin
Köpük mü, yoksa nedir, hakikat sandığımız
Bülbülün hareminde alevlenen güllerin
Yükselen yangınıdır belki aldandığımız
Seher vakti bakarım geceyi saran güne
Bir çınar gibi büyür elimde unutulmak Geçer avutulmaktan öteye sessizliğim Siyah olmak, siyaha tutunmaktan evladır
Ormanlara karanlık diyen gezgin nerede
Ufuklarda toprağın ruhunu bekleyen kim