Sadık Çevik

Sadık Çevik
@Sadikcevik
Puan vermedi
1920'de Nobel Edebiyat Ödülü kazanan Açlık, Kunt Hamsunu'un yayımlanan ilk yapıtı. Bu ilk romanın çoğunlukla öz yaşam öyküsü niteliğinde olduğunun söylenmesi boşuna değil. Zira Hamsun, Açlık'ı maddi sıkıntı çektiği bir dönemde kaleme almıştır. Açlığın kendisini nasıl çökerttiğini, bu konuda yazanların pek çoğundan daha canlı, daha vurucu bir biçimde anlatmıştır...
AçlıkKnut Hamsun · Destek Yayınları · 201835,7bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Asıl sorun düşünce özgürlüğü eksikliğinde değil, düşünce eksikliğindedir." Mahfi Eğilmez
Başlığı okuyanlar koysun
Bütün insanlarda aynı yakınma: "Okumuyoruz". Anlaşılan kitaplar çoğaldıkça okuma sevgisi azalıyor. Ama yine de birçokları için okumak bir hastalık. Ancak böyleleri araştırmak, düşünmek, incelemek için okumaz,"okumuş olmak için okurlar". Ne sanat heyecanı ararlar nede okuduklarını özümserler. Ellerine geçeni okurlar. Sabırsızdırlar, sırtlarından bir yük atmak isterler sanki. Okuduklarını karşı çıkmaları yada kabullenmeleri söz konusu değildir. Bir çoğuda ellerindeki kitabı kapatır kapatmaz içindekileri unutur. Bir bölümüde yalnızca okur gibi yapar. En büyük zevkleride birbiriyle kitap değiştirmek, okumadığı kitaptan alıntılar yapmaktır...
"Sath-ı arz bir mescid, Mekke bir mihrap, Medine bir minber; o burhan-ı bâhir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ehl-i imana imam, bütün insanlara hatip, bütün enbiyaya reis, bütün evliyaya seyyid, bütün enbiya ve evliyadan mürekkep bir halka-i zikrin serzâkiri; bütün enbiya hayattar kökleri, bütün evliya tarâvettar semereleri bir şecere-i nuraniyedir ki, her bir dâvâsını, mu’cizatlarına istinat eden bütün enbiya ve kerametlerine itimat eden bütün evliya tasdik edip imza ediyorlar...
Bir yazar, "Yazdıklarımı dağdaki çobanda anlasın, profesörde yavan bulmasın" diyordu. Mevlanananın dile getirdiği bir başka gerçeği göz ardı ederek. "Anlatıklarınız, karşınızdakinin anlayabildiği kadardır".. Bir başka yazarda adeta mevlananın sözünü ima ederek "ben şimdi anlaşılmak istiyorum öldükten sonra değil" . Sorun, dönüp dolaşıyor anlayabilmekte düğümleniyor..Zor bir zannat anlaşılan bu anlama, anlaşılma işi..