Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

5/10
·236 syf.··
2023 10. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 15:58
Yazar olmak isteyen bir adamın düzensiz, göçebe ve fakir hayatı anlatılıyor. Adam zor zar elde ettiği paraları çok tutumsuz şekilde harcıyordu okurken sinir oldum zaten iki kuruş para buluyorsun o parayı böyle niye kullanıyorsun diyip durdum. Kitabı okurken aç değilken bile insan acıkıyor ve aç hissediyor o yüzden diyet yapanlar bu kitabı okumasın sürekli bir şeyler yemek isteyecekler. Genel olarak akıcı başlasa da beni sonlara doğru sıktı. Bir de kitabın bir bölümünde isyan ve Allah’ı inkar ettiği bölüm vardı orası beni çok rahatsız etti okuma isteğimi kaçırdı ama yinede yarım bırakmak istemedim okuyup bitsin istedim ve şükür bitti.
İnceleme
AçlıkKnut Hamsun · Destek Yayınları · 201835,6bin okunma
Knut Hamsen - Açlık
7/10
·235 syf.··
2026 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 13:35
Yazarın Rus romanları ve onların sefilliklerinden etkilendiği bence çok belli. Açlık hikâye olarak gerçekten güçlü ve gerçekçi bir hayat anlatıyor. Fakat bir yerden sonra olay örgüsünün tekrar etmeye başladığını düşündürdü bana. Her yolun açlığa çıkması mantıklı fakat aynı olayların farklı yerlerde karakterin başına gelerek yaşanması birazcık sıkıyor. Spoiler olacak ama karakterin kitabın sonunda ölmemesi ve farklı bir yola girmesine sevindim gerçekten. Genel olarak okuması güzel ve az çok sonrasını merak ettiren bir kitaptı.
1000Kitap
AçlıkKnut Hamsun · Destek Yayınları · 201835,6bin okunma
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 01:03
Kitaptan önce yazardan bahsetmek daha doğru olacaktır. Norveçli yazar Knut Hamsun, dindar amcasının baskısı altında zor bir çocukluk geçirdiğinden 15 yaşına gelince evden kaçmış. Norveç'i baştan sona gezdikten sonra Amerika'ya gitmiş ve fakirlik, açlık içinde yaşamış. Bu sırada eline ne geçerse okumuş. Açlığın kendisinde oluşturduğu ruhsal bozukluğu bu kitabında yazmış. Kitaplarında gerçek karakterleri işlemiş. Bu kitap Dostoyevski tarzı ruhsal çözümlemeler içeriyor. Açlığın insanda meydana getirdiği gariplikleri çok güzel anlatmış. Tokken okunmayacak bir kitap, bu yüzden tam Ramazanda okuyun.
AçlıkKnut Hamsun · Destek Yayınları · 201835,6bin okunma
8/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2025 28. kitabı
·
59 günde okudu
·
Okunma: 09 Eylül 2025 18:24
İnsanın yalnızca midesiyle değil, zihniyle de aç kalabileceğini hissettiren bir kitap. Okurken sadece karakterin sefaletini değil, onun gururunu, inatçılığını ve düşüşünü de iliklerine kadar yaşıyorsun. Her sayfada insanın kendi karanlığıyla yüzleşmesi gibi; hem rahatsız edici hem de büyüleyici. Hamsun’un kalemi öyle yalın ki, o çaresizliği, o titremeyi, sokaklarda amaçsızca dolaşmayı kendi bedeninde hissediyorsun. Açlık sadece yemek eksikliği değil; hayata tutunma mücadelesi, onurla çaresizlik arasında sıkışıp kalma hali. Bugün elimizin altında her şey varken “açlık” kelimesini ne kadar kolay söylediğimizi fark ettim. Bu kitap, o kelimenin aslında ne kadar ağır olduğunu yüzüme vurdu.
AçlıkKnut Hamsun · Destek Yayınları · 201835,6bin okunma
Puan vermedi
1920'de Nobel Edebiyat Ödülü kazanan Açlık, Kunt Hamsunu'un yayımlanan ilk yapıtı. Bu ilk romanın çoğunlukla öz yaşam öyküsü niteliğinde olduğunun söylenmesi boşuna değil. Zira Hamsun, Açlık'ı maddi sıkıntı çektiği bir dönemde kaleme almıştır. Açlığın kendisini nasıl çökerttiğini, bu konuda yazanların pek çoğundan daha canlı, daha vurucu bir biçimde anlatmıştır...
AçlıkKnut Hamsun · Destek Yayınları · 201835,6bin okunma
Ah, insan açken zihni ne tuhaf düşüncelere kayıyordu..
8/10
·236 syf.··
2023 44. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2023 01:39
AçlıkAçlık, Norveçli yazar Knut HamsunKnut Hamsun'un 1890'da yayınlanan bir romanıdır. Büyük ölçüde kendi yaşam deneyimlerinden esinlendiği için Knut Hamsun'un en kişisel romanlarından sayılan Açlık, insan bilincini inceleyen güçlü bir yapıt. Psikolojik literatürün muazzam bir örneği olan Açlık'ta sadece fiziksel açlık değil psişik açlık da irdeleniyor. Maddi açıdan büyük sorunlar yaşayan genç bir yazardan bahseden Hamsun, açlığın bir insanın zihnine neler yapabileceğini ve nasıl etki ettiğini canlı bir şekilde okuruna aktarmayı başarıyor. Eserde aşk, utanç, nefret, tiksinme gibi duygular iz bırakacak bir gerçeklikte tasvir edilmiş. Velhasıl kelam yazarın üslubu sayesinde kahramanın zihninin derinliklerine dalmak hiç de zor olmadı. Knut Hamsun ile tanışmak için mükemmel bir seçim yaptığımı düşünüyorum. Son olarak kitaptan bir tutam Martin EdenMartin Eden tadı aldığımı da belirtmek isterim. Umarım yakın zamanda yazarın diğer kitaplarını da okumak nasip olur. Eseri okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar. Bolca kitapla kalın..
Edebiyat Roman
AçlıkKnut Hamsun · Destek Yayınları · 201835,6bin okunma
Puan vermedi·236 syf.··
2022 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2022 23:18
Kitabı okurken gerçekten acıktığınızı hissedebilirsiniz her türlü bunalım, gurur ve beceriksizliği içinde barındıran, yazar olmak isteyen ama bi türlü beceremeyip günlerce açlıkla boğuşan sokaklarda yatıp kalkan bir adamın hikayesi.
AçlıkKnut Hamsun · Destek Yayınları · 201835,6bin okunma
Açlık
10/10
·236 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
Eserde iliklerine işleyen açlığın esiri olmuş olsa da onurlu, nazik tavırlarıyla hayranı olunacak isimsiz bir kahramanın öyküsü anlatılmaktadır. Yazar, tüyler ürperten derecede yaşadığı açlıkla çetin bir savaş veren kahramanının hem fiziksel hem de ruhsal durumunu en ince detaylarına kadar anlatırken; insan olmanın başlı başına bir değer olduğunu, dik ve onurlu bir duruşun feryadını bizlere aktarıyor. Aç gezinip tok salınan bu isimsiz kahramana saygım sonsuz…
Edebiyat
AçlıkKnut Hamsun · Destek Yayınları · 201835,6bin okunma
Puan vermedi·236 syf.··
2020 33. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2020 17:32
İçim buruk bitirdim kitabı ... Kitabın kahramni Tanger .....karakter sahibi ..bazen aclikgini gidermek için talaş çiğnemiş , gömleğinin koparıp çiğnemiş , tukurugunu deflarca yutkunmus asla açlığını namussuzluk katmamis .. Fakirin gönlü zengin derler ya kendisi gibi aç insanlarla karşılaşınca sahip olduklarını rehine bırakıp fakire vermiş ... Bir yeşil battaniyesi var ..... Işte tam burda aklıma Aklima Aziz Nesin kitabında böyle bir battaniyesi vardı ... KANAATIM ... Fakirkigin , açlığın dini ,dili , ırkı olmadığı coğrafya tanımadığı ... Keşke sadece kitap olarak kalsaydı .. yasanmasaydı ...
AçlıkKnut Hamsun · Destek Yayınları · 201835,6bin okunma
8/10
·236 syf.··
2019 33. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Nisan 2019 19:42
Öncelikle, kitabın çevirisi için Evler Şairi'ne teşekkürlerimi sunuyorum. Kitap çevirisi yaptığını da bu şekilde öğrenmiş oldum. Ne büyük adamsın Behçet Necatigil :) Kitap bir klasik olduğu için okumak istedim. Okuduğuma da kesinlikle memnunum. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı, beni bilen bilir yine metrobüste başlayıp metrobüste bitirdiğim kitaplardan oldu; bir de üstüne Kitap Sohbetleri'ne gittiğimde bu kitabın sohbet konusu olduğunu görünce iyice bir neşelendim denebilir. Kaleme olan aşkın, sefalet getirebileceğini hepimiz biliriz. Aramızda sadece yazar olup bir meslek edinmeyecek kadar cesur kaç kişi var ki şunun şurasında? Karakterimiz bir yazar, çok çok fakir bir yazar hem de. Kitabın adından da anlaşılacağı üzere tüm roman boyunca açlık hissiyle baş başa kalıyoruz. Öyle ki bazen karnımın guruldadığını bile hissettim. Kitap boyunca yer yer duygulandım, yer yer sinirlendim ama betimlemelerin ve tasvirlerin bu denli güçlü olması kitapla aramda bağ kurmama yetti de arttı. Okumanızı kesinlikle öneririm. Neden 10/10 vermedim, çünkü kitap isminden kitap hakkında çok fazla şey tahmin edilebiliyor. Bir kitap bence kendini bu kadar ele vermemeli. Ayrıca sonunun bu kitaba yakışan bir son olduğunu düşünmüyorum; yine de kesinlikle okunmasını tavsiye ediyorum.
İlişkiler
AçlıkKnut Hamsun · Destek Yayınları · 201835,6bin okunma

Yazar Hakkında

Knut HamsunYazar · 21 kitap
Norveçli yazar ve 1920 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Knud Pedersen (sonradan Knut Hamsun adını almıştır), Norveç'in kuzeyinde Gudbrandsdal sınırları içinde Lom kasabasında doğmuştur. Bir terzi olan babası, kalabalık ailesini alarak, daha kuzeye, Hamsund, Hamaröy kasabasına göç etti. Yazarlıkta kullandığı Hamsun adını, babasının 1863’te yerleştiği Hamsund köyünden aldı. Çocukluğu ve genç­liği kır­­sal bölgede geçti. Hemen hemen hiç resmî eğitim gör­medi. Sekiz yaşında iken dayısının isteği üzerine annesiyle babası onu bir rahibin eğitimine verdiler. On dört yaşında, doğduğu kasabaya gidip orada bir tüccar yanında tezgahtarlık yaptı. Bir yıl sonra da Tranöy`de daha büyük bir tüccar yanında kalfalığa başladı. Tüccarın kızına aşık oldu fakat tüccar iflas edince ayrılmak zorunda kaldı. Bu sıralarda "Esrarengiz Adam" adında küçük bir aşk romanı yazdı. Bu roman, gezginlik yıllarında tanıştığı bir kitapçı tarafından bastırıldı. Buradan ayrılınca bir iki arkadaşıyla birlikte ucuz eşyalar satmaya başladılar. Kibrit, mum gibi şeyler satıyorlardı. Daha sonra ayrıldılar. Arkadaşı güneye, Knut kuzeye gitti. İş bulamayınca zanaat öğrenmek amacıyla bir ayakkabıcının yanına gitti. Bir yıl sonra daha büyük, epik bir eser kaleme aldı. Henrik Ibsen'i okumuştu, onun etkisi altında bulunuyordu. "Bir Karşılaşma" adındaki bu kitabını da, Bodö'de bir kitapçı yayımladı. Daha sonra bir aşk hikâyesi daha yazdı. Kitaplarını okuyan ailesi artık bir iş bulmanın zamanı geldi diyerek onu bir bucak müdürünün yanına yardımcı olarak verdi. Bu bucak müdürünün pek çok kitabı vardı. Björnson'un toplu eserlerini okumasına izin verilmişti. Knut bu heyecanla kitaplara sarıldı ve gözlerini bozana kadar okudu. Bu kitapların etkisiyle Knut bir kitap daha yazdı fakat yayıncılar basmaya yanaşmadılar. Knut'un bu kitapları bir yayınevinin desteği olmadan basabilmesi için bir zenginin desteği gerekiyordu. Aradığı kişiyi buldu. Erasmus Zahl adında bir tüccardı bu. Çok gence yardım etmişti. Knut ona yazar olmak istediğini söyledi. Son yazdığım hikâye diye başka bir yazarı verdi. Tüccar kâğıtlara değil yüzüne baktı Knut'un. Genç Hamsun tüccardan çıkarken cebine bin kron indirmişti bile. "Frida" adında bir köy hikâyesi ve şiirler yazmaya başladı. Hikayesini tamamlayınca bir vapur bileti alarak Kopenhaga gitti. Bir kitapçıya, sonra da Norveçli bir şaire eserlerini kabul ettirme çabaları boşa çıkınca Oslo'ya döndü. Sonra göçebe olarak uzun bir yolculuğa çıktı. Parası tükenen Hamsun tekrar aynı tüccarın yolunu tuttu. Tüccar yardımını esirgemedi. Makaleler, hikâyeler yazıyor bunları satmaya çalışıyordu. Parası tekrar tükenince aç kaldı ve bunu romanlaştırdı. Açlık romanı şöhretinin ilk basamağı oldu. Bu sıkıntılar içerisindeyken, yol yapımında iş buldu. Kum ocağında kâtiplik edecek, çekilen kumların hesabını tutacaktı. Zor değildi bu iş. Çalışma ve dinlenme saatlerinde bol bol kitap okuyordu. Müsveddelere şiirler, makaleler karalıyordu. Zamanla bir hatip gibi konuşabildiğini keşfetti işçilerle sohbet ederken. Tanıştığı bir rahip ona konferans vermesini tavsiye etti. Bunun üzerine Gjövik şehrinde bir salon kiralandı. Konferans edebiyat alanında olacaktı. Konferansı dinlemeye sadece altı kişi geldi. Altı kişiden biri olan bir yazı işleri müdürü konferansı beğendi. Çevreye konferansı övdü. Bir sonraki konferansına da sayıları artmıştı. Bu sefer yedi kişiydiler. Anlaşılan bu yörenin edebiyatla ilgilendiği yoktu. Knut evine geri döndü. Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu. Noelde bir arkadaşı onu çiftliğine davet etti. Arkadaşının annesi Knut'u çok sevdi ve ona bir rahip olmasını öğütledi. Ama Knut'un Amerika'ya gitmek istediğini öğrenince bu aile, Knut'a yol parası dört yüz kron ödünç verdi. O da, hemen İngilizce öğrenmeye koyuldu. Ünlü yazar Björnson'a gidip ondan bir tavsiye mektubu aldı. 1882'de Knut Amerika'ya gitmişti. Amerika'da Björson'un mektubu bir işe yaramamıştı. Burada kimse onu tanımıyordu. Henry Johnson adında bir öğretmenle ahbap olup ondan İngilizce dersleri aldı. Onun kütüphanesini taradı. Özellikle Mark Twain onu etkilemişti. Önce Norveççe daha sonra da, İngilizce konferanslar hazırladı. Geceli gündüzlü çalışmalardan sonra Minesota'ya geçti ve orada muhasebe işine başladı. Arkadaşı Johnson karısıyla bir Avrupa gezisine çıkınca işler Knut'a kaldı. 1884 yazı ile güzü bu şekilde geçti. Bir açık arttırmada yüksek sesle konuşurken göğsünde bir sancı duydu. Öksürük nöbetiyle yere yığıldı. Doktor hızlı ilerleyen verem teşhisi koydu ve ona birkaç aylık ömrü kaldığını söyledi. Knut birkaç ay hasta yattı. Ölürsem Norveç'te gömüleyim diyerek Norveç'e doğru yolculuğa çıktı. Ne kendisinin ne de dostlarının anlayamadıkları bir şekilde yol süresince kendiliğinden iyileşti. Deniz havası iyi gelmişti. Norveç'e döndüğünde bir gazete ile anlaştı. Oraya makaleler yollayacak hiç değilse böylece dinlenecekti. Çalışıyor ve yazıyordu. 1885'de Mark Twain ile ilgili bir yazısında imzası Knut Hamsund, bir matbaa hatası yüzünden Knut Hamsun şeklinde basıldı. O da düzeltmeye yanaşmadı. O tarihten itibaren ismi böyle kaldı. Norveç'te işinden ayrılınca tekrar aç kaldı. Bu açlığa bir yıl katlandı. Daha sonra bir zenginin yardımıyla tekrar Amerika'ya döndü. Amerika'da tramvaylarda biletçilik yaptı. Biletçilik işini becerememişti. Çünkü durakları aklında tutamıyordu. Kitap okumaya daldığı için yolculara haber vermiyordu. Bu yüzden işinden ayrılıp Kuzey Dakota'ya gidip tarlalarda çalıştı. 1887 sonbaharını kapsayan bu çalışmalarda cebinde biraz parayla Amerika'ya ilk geldiğinde kaldığı yerlere döndü. Artık yazmaya başlayabilirdi. Bu sürede Danimarka'ya gitti. Yazmaya azimle başladı. "Yumruğunu yemedikçe kimsenin bırakıp gitmediği o garip şehir, Kristiania'da aç gezdiğim günlerdeydi. Tavan arasında uyanık yatıyordum. Alt katta bir saatin altıya vurduğunu duydum. Hafif aydınlanmıştı ortalık; insanlar merdivenleri inip çıkmaya başlamışlardı..." diyordu büyülenmişliğiyle. Kağıtları üst üste yığıyor sürekli yazıyordu. Ne yazdığını iyi biliyordu. Açlık romanıydı bunlar. Yazdığı kısımları Politiken gazetesi yazı işleri müdürlerinden Edvard Brandes'e götürdü. Brandes bu karşılamayı daha sonra şöyle anlatıyordu: "Ondan daha düşkün bir başka insan pek az görmüşümdür. Düşkünlüğü elbisesinin yırtık pırtık olduğundan değildi. Ya o yüzü!. Çok uzundu müsveddeler. Kendisine geri veriyordum ki, birdenbire kelebek gözlüğü gerisinde gözlerindeki ifadeyi gördüm." Behçet Necatigil tarafından dilimize çevrilen "Göçebe" adlı kitabını ise elli yaşlarında tamamlamıştır. Üç bölümlük büyük romana yazarın verdiği genel isimdir. İlk kitap "Sonbahar Yıldızları" altında 1906'da, "Hüzünlü Havalar" 1909'da, "Son Mutluluk" 1912'de Göçebe'de toplanmıştır ve yazarın ağzından anlatılmıştır. Bu defa kitabında evliliğin zor temasını işlemeye yönelir. Hamsun, Göçebe adlı romanıyla 1920’de No­bel Edebiyat Ödülü'nü aldı. 1930’larda ülkesindeki faşist partiye katıldı. İkinci Dünya Sava­­şı’nda Norveç’in işgali sırasında Almanları destek­ledi. Ülkesi Norveç'in işgalinden önce başladığı Nazi taraftarlığını ülkesinin işgali sırasında da devam ettirmesiyle ünü ciddi şekilde lekelenmiştir. 1943 yılında aldığı Nobel ödülünü Goebbels'e göndermiştir. Sa­­­­­­vaştan sonra Nazi taraftarlığı nedeniyle tutuklandı, ancak ileri yaşı do­­layısıyla yalnızca para cezasına çarptırıldı. Hamsun’un yalın ve çocuksu üslubu incelikle örülmüş bir düzyazı şiirini andırır. Ya­pıtlarında Rus yazarlarının, özel­lik­le de Dostoyevski’nin ruh­­sal yaklaşımı ile Amerikan ede­­biyatının etkilerini taşıyan kara mizahı birleştirmiştir. Ro­­­manlarındaki neşeli hava, in­­­­­sanın çevresini saran boşlu­ğu gizlemekten uzaktır. 20. yüz­­­­yıl ba­şında gelişen yeni-romantizmin edebiyattaki öncüsü olmuş ve romanı aşırı bir doğalcılığa kaymaktan kurtarmıştır. Ya­­­­­­­pıtları ancak ölümünden sonra ilgi görmüştür. Göçebe, Vik­­­­­tor­ya, Pan, Hüzünlü Ha­valar, İstanbul’da İki İskandinav Sey­­yah, Son Mutluluk başlıca yapıtlarıdır. 19 Şubat 1952 yılında doksan iki yaşında banyoda ölü bulundu. Cenazesi yakılmıştır.