"Bunun için düşen bir uçakta, batan bir gemide ateist bulunmaz.
<<O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerin izin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgârla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir firtina gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarıni) anlayınca dini Allah'a has kilarak 'Andolsun, eğer bizi bundan kurtarirsan, mutlaka şükredenlerden olacağız.' diye Allah'a yalvarırlar.>>"
"Bu nedenle, dürtüsel davranışların tedavisinde sıkıntının sıkıntısının belirlenmesi önemli bir yer tutar. Özgürlük ihtiyacı ön plana alarak yapılan tedavi çalışmalarında, Dürtüsel Çocuk yanımızın telafi etmeğe çalıştığı "felaket'" durumlarının normalleştirilmesi ilk adımdır. (1) Öncelikle günlük hayatın mecburiyetlerinin aşılamaz olmadığı, dengeli bir disipline bu gerekliliklerin yerine getirilebileceği ve yine de dinlenmeye, eğlenmeye ve haz almaya vakit kalacağı öğretilmelidir. Temeldeki korkusunu daha iyi kavrayan bir insan için, bağımlılıklardan kurtulma sırasında yaşanan sıkıntı artık eskisi kadar korkutucu olmayacaktr. Bununla beraber, bu seviyeden sonra yine tutarlı bir sıkıntıya katlanma becerileri edinme çalışması gerekecektir. (2) Hayatın normal mecburiyetleri ile karşılaşan incinmiş Çocuğa bu ihtiyaçları daha sağlıklı yollarla elde edebileceğini öğretmek tedavide önemli bir yer tutar. Bu yöntemler kendi hayatında geliştiren kişiler için, kendilerine kısa yol sağlayan dürtüsel davranışlardan vazgeçmek daha kolay olacaktır. (3)"
"Dolayısıyla bu davranışlarımızı terbiye ederken sıkıntıya katlanmanın fırsat kaçırmak, esir düşmek, değersizleşmek ve hazdan tamamen uzak kalmak olmadığını içimizdeki dürtüsel çocuğa anlatmamız gerekir. Daha önceki bölümlerde de vurguladığımız gibi, ufak bir engellenme bile bu konuda hassas sinir sistemimiz için sanki köleliğe mahkum edilme gibi algılanıyor olabilir. Böyle durumlarda normal hayatın zorlukları daha derinde bir felaket olarak yaşanır. Bu yaşantının abartılı doğası tam olarak anlaşılınca, zorluklara katlanma durumlar eskisi kadar korkutucu olmaz. Sadece sıkıntının kendisini yaşarız, sıkıntının sıkıntısını değil."
"Disiplinsiz davranışımızı kolaylaştıran ve disiplinli davranmayı zorlaştıran düşüncelerimizi arar, kanıt ve karsı kanıt teknikleri ile daha işlevsel yeni düşünceler oluştururuz."