Nedense okurken sıkıldım, bana akıcı gelmedi. Bir oturuşta okuyabilmem gerekirken 3 günde okudum. Bir de Almanca yazılmasından mıdır nedir, bazı anlarda fazla resmi bir metin okuyormuş hissine kapıldım. Puan kırma sebeplerim şekli esasında. İçerik olarak tavsiye ediyorum.
Bazı erkeklerin ikiyüzlü davranışlarını, yakın oldukları kadınlardan yararlanma dürtülerini gerçekçi anlatmış. Yazarımız belli ki erkekleri iyi tanıyor.
Feniçkanın pasif kalmasına kızdım ancak sonunda tercihi dönemine göre cesaretliydi. Belli ki yazarın kendi görüşlerinin bir aynası.
"Bu şehir öyle bir şehir ki, küçük bir kız üzülür, üzüldüğü anlaşılmaz. Kuşlar cehennem çığlıklarıyla ötüşür, duyan olmaz. Bir ağaç acıkır, kimse... Hiç kimse umursamaz."
"Bazen ben bu şehirde on altı yaşında hamile bir kadın olurum. Evdeki çekyata uzanır ya da ranzanın başına geçer ağlarım. Kocam ya eve dönmezse! Kocam beni bu gece ya yine döverse! Karnımdaki çocuk ölecek mi? Karnımdaki çocuk ölürken beni de öldürecek mi? Babama gitsem. Kurtar beni desem. Kapılar açılır mı? Silahlar çekilir, taşlarla kafama vurulur mu?"
"'Ve adam ölü kadını terk etti. O aşkı terk etti. Siz filmi görmediniz ki, nasıl bilebilirsiniz, diyeceğim, aralarındaki o aşkı nasıl anlayabilirsiniz? Bu giysinin ve filmlerin çöpe atılmasındaki ihaneti nasıl sezebilirsiniz?'"