Kitap oluşturma blogu

Kitap oluşturma blogu
@Sahaf_gezgini_
Puan vermedi·90 syf.··
2025 6. kitabı
Bluma Lennon adlı kişi bir gün kitapçıdan bir şiir kitabı alarak onu okumaya başlar ve buna başladığı anda da bir arabanın altında kalarak hayatını kaybeder. Sonra yerine farklı bir akademisyen gelir. Yeni gelen akademisyenin odasına yerleşirken, masasının üzerinde ön ve arka kapaklarının toz tabakasıyla kaplı olan bir kitap görür, dikkatini çeker. Gerçi kitap her kim olsa dikkatini çekecek cinstetir. Çünkü kitabın üzerinde sanki tuğla parçasıymışçasına çimento tozları vardır. Akademisyen evirir çevirir, bakar ki kitap ölen meslektaşı için gönderilmiş ve Carlos adlı kişiye ithaf edilmiştir. Devam eder, kitabı araştırmaya.. Carlos'un kim olduğunu öğrenmek için meslektaşı Uruguaylı olan bir kitap koleksiyoncusunun yanına uğrar. Ona Carlos Bruer'i sorar. Carlos Bruer’in, Bluma’nın konferansına dinleyici olarak katıldığını ve Bluma’nın eşlik ettiği bir yemekte gördüğünü ve daha sonrasında da ikilinin baya samimi arkadaş olduğunu söyleyince meslektaşı bu durum karşısında iyice meraklanır ve olayların sırrını çözmek için harekete geçer. Araştırmalarına bundan sonra ailesinin yanında devam edecektir ve burada Dinarli adında bir sahafçı ile görüşür. Elindeki çimento tozlu kitabı -Gölge Hattı'nı- sahafçıya gösterir ve geliş sebebini anlatır. Sahafçı kitabı görünce bildiklerini anlatmaya başlar. Carlos' un kitap tutkunu olduğunu karısından ayrılınca, kendisine kitaplardan ev yaptığını, Bluma'nın tezi için balyozla duvarını yıkıp içinden Gölge Hattı kitabını çıkarıp Bluma'ya gönderdiğini ve Carlos'un izine bir daha rastlanmadığını söyler. Bunları öğrenen akademisyen kendini Carlos'un evinin olduğu yerde bulup, komşulardan orada yaşananları sorar. Anlatılanlar sahafçının anlattıklarıyla örtüşmeşünce akademisyen , kitabı sahibine teslim etmek için mezara doğru yola çıkar.
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·90 syf.··
2025 6. kitabı
Carlos María Domínguez
7.3/10 · 15,3bin okunma
Puan vermedi·724 syf.··
2025 5. kitabı
"Hayatım hayatımın romanı olsun.." diyerek başlayalım.. En çok yarım bırakılan kitaplar arasında 1, En çok okunacak kitaplar arasında 3. sırada olması bile bir çelişki teşkil etmiyor mu? Meraklanıp, kitaba başlayıp, kitaba tutunamayanlar: (Selim olsa hepinizden tiksiniyorum derdi :)) ) Kitap hakkında fikir ve naçizhane tavsiyelerime gelirsek: 1. Kitaba korku ile başlamayın ( "Yok bu kadar insan iyi kitabı neden yarım bıraksın ki?" gibi) 2. Hiçbir olumsuz yorum sizi yıldırmasın; 3. Kitabın kalınlığı, sayfa sayısı gözünüzde dağ olmasın; 4. Kitaba başlamadan önce akıcı bir roman olacak diye düşünmeyin; 5. Ve sonda yeni ve hiç bilmediğin türden kapılar açmak senin elinde.. İlk başlarda okuduğumda biraz afallamıştım. Bir çok okurun dediği "anlaşılmamazlık, akıcılık" kısmı bende yoktu. Ama bunlar güzel günlerimdi. Kitap bir yerden sonra karmakarışık olmaya başladı. Karakterler belleğimde kayboldular. Kitabın gelgitleri beni yormaya başladı. Okuduğum kısımların üzerinden iki kere geçmek zorunda olduğum bile oldu. Sonra yavaş yavaş taşlar yerinde durmaya başladı. * Okumadığım zamanlarda okumak için içimden gelen talep; * Her an Selim`in yerine kendimi koymam; * Bir okumaya başladım mı ne kadar çok okuduğuma kendimin bile şaşması, vs.vs. Bir süre sonra kendinizden geçiyor, ara sıra Turgut çokça Selim oluyorsunuz. Altını çizdiğiniz alıntıları okudukça anlıyorsunuz ki aslında bu çaba boşuna değildi. Kitabı akıcı bir roman olarak değil, piskolojik ve felsefik yönden ele alırsak daha az hata yapmış olur, daha çok okumak için yol kat etmiş oluruz. *En sıkıldığım nokta (1 ay o bölüm yüzünden aksadım) Günseli`in Selim hakkında konuştuğu bölümdü. İlk kez kitapta o bölümde sıkıldım. Paragraf boyunca bir tek virgül, nokta işaretine rastlamadım. Bu beni yıldırmadı desem yalan
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Puan vermedi·724 syf.··
2025 5. kitabı
Oğuz Atay
8.6/10 · 74,9bin okunma
Puan vermedi·220 syf.··
2025 4. kitabı
Fransız edebiyat profesörü olan Pierre Bayard, bizi büyük bir sorgulamanın içerisine sürükleyerek şunu soruyor: Okumadığımız kitaplar hakkında konuşabilir miyiz? Tabii ki bu sorunun cevabını bu kitapta 'evet' olarak görüyoruz. Yazar ikna edici bir yolla bize belli başlıklar sunuyor ve bu başlıklar içerisinde de bu tezi ikna edici bir hale getiriyor, ilerleyen sayfalarda ise okuduğumuz kitapları bile unuttuğumuzu, unuttuğumuz kitapları okumuş olarak kabul edip edemeyeceğimize dair kendimizi sorgulamamızı sağlıyor. Kitapta geçen bazı başlıklar şu şekilde: Bilmediğimiz kitaplar; karıştırılıp göz gezdirilen kitaplar; hakkında konuşulduğunu duyduğumuz kitaplar; unuttuğumuz kitaplar; bir profesörün karşısında; yazar karşısında.. Yazarın savunduğu düşüncenin kitaptan alıntılarla biraz daha netleşeceğini düşünüyorum: “Okunabileceklerin sonsuzluğu ile yüz yüze gelmekle, okumayı cesaretlendirme düşüncesi birbiriyle bağlantısız sayılmaz. Karşınızda sayılamayacak kadar çok yayınlanmış kitap varken, insanın bütün hayatıyla çarpsanız bile her türlü okuma girişiminin, sonsuza kadar bilinmedik olarak kalacak olan diğer bütün kitaplarla kıyaslandığında ne kadar boş olduğunu düşünmemek mümkün mü? Okuma öncelikle okumamadır ve hayatlarını okumaya adayan sıkı okuyucularda bile bir kitabı eline alıp kapağını açma hareketi, eşzamanlı olarak gerçekleşen ve bu yüzden de dikkatten kaçan tam tersi hareketi daima maskeler: istemsiz olarak gerçekleşen ve farklı bir dünya düzeninde olsa o kitabın yerine seçilebilecek bütün kitapları eline almama ve kapatma hareketi.” “Kitapların sadece tanımaya değil, aynı zamanda bellek kaybına, hatta kimlik kaybına bağlı olması, okuma üzerine her türlü fikir yürütmede hazır bulunması gereken bir unsurdur, aksi halde okuma üzerine düşünceler sadece metinlerle
Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz?Pierre Bayard · Everest Yayınları · 2023110 okunma
Reklam