"Ben, beni aldatacak kadar kendine saygısını yitirmiş bir karaktersizden kurtulmuş olurum ama o kadın, bile isteye aldatma potansiyeli olan bir erkeğin kurbanı olur," dedi Yankı. "Üstelik kendi rızasıyla." Ardından Burcu'nun gözlerine baktı. "Bir insanı aldatan, başkasını da aldatabilir. Bu ihtimalle yaşamak korkunç değil mi sence de?"
"Sence gelecekten korkmak çok saçma değil mi?" dedi Erdem. "Neticede değiştirebildiğin, yön verebildiğin bir şey. Sen geleceğini nereye çekersen o da oraya gelecektir. İpler, bir noktada senin elindeyken korkmak niye?"
Yankı, Erdem'in haklı olduğunu biliyordu ama yine de korkmadan edemiyordu. "Olay ne, biliyor musun? Diye konuşmayı sürdürdü Erdem. "İnsan, kendi gücünün farkında olamıyor. İşte, her şey burada başlıyor ya da burada bitiyor."
"Elimden gelenin en iyisini yapıyorum ama yine de içimdeki korkuyu silip atamıyorum," dedi Yankı.
"Elinden gelenin en iyisini yaptıysan korkmanı gerektirecek bir şey yok," dedi Erdem. "Başını yastığa rahat koyacaksın. Bence hayattaki en önemli şey şu: Rahat ve acaba diye düşünmeden uyumak.”