Hatice Baysal

"Ben, beni aldatacak kadar kendine saygısını yitirmiş bir karaktersizden kurtulmuş olurum ama o kadın, bile isteye aldatma potansiyeli olan bir erkeğin kurbanı olur," dedi Yankı. "Üstelik kendi rızasıyla." Ardından Burcu'nun gözlerine baktı. "Bir insanı aldatan, başkasını da aldatabilir. Bu ihtimalle yaşamak korkunç değil mi sence de?"
Sayfa 97 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
"Sence gelecekten korkmak çok saçma değil mi?" dedi Erdem. "Neticede değiştirebildiğin, yön verebildiğin bir şey. Sen geleceğini nereye çekersen o da oraya gelecektir. İpler, bir noktada senin elindeyken korkmak niye?" Yankı, Erdem'in haklı olduğunu biliyordu ama yine de korkmadan edemiyordu. "Olay ne, biliyor musun? Diye konuşmayı sürdürdü Erdem. "İnsan, kendi gücünün farkında olamıyor. İşte, her şey burada başlıyor ya da burada bitiyor." "Elimden gelenin en iyisini yapıyorum ama yine de içimdeki korkuyu silip atamıyorum," dedi Yankı. "Elinden gelenin en iyisini yaptıysan korkmanı gerektirecek bir şey yok," dedi Erdem. "Başını yastığa rahat koyacaksın. Bence hayattaki en önemli şey şu: Rahat ve acaba diye düşünmeden uyumak.”
Sayfa 87 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
"Bazı şeyler dile gelmese daha iyi," dedi. Düşünceler, sözcüklere dökülünce daha gerçek oluyor. Can Sıkıcı bir durum."
Sayfa 86 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
"Ölüm, kötü bir şey," dedi. "Zamansız olması daha da kötü." Alper, omuz silkti. "Her ölüm zamansızdır."
Sayfa 70 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
"Gerçekten gülümsememekten daha kötü bir şey varsa," dedi. "Sanırım o da bunu yaptığını fark etmeyecek kadar çok sahte gülücük saçmaktır."
Sayfa 60 - Ephesus Yayınları·Kitabı okudu
Reklam