Hatice Baysal

Birbirimizi kollamakmış. Bu duyduğum en büyük yalandı. Gerçek hayatta insanlar birbirini kollamıyordu, birbirlerini vuruyorlardı. Bazen açıkça, bazen gizleyerek. En kötüsü gizli olandı çünkü darbenin ne zaman ve ne şekilde geleceğini bilemezdiniz. Güvenmek ve sırtını yaslamak sizi açık bir hedefe dönüştürürdü.
Sayfa 59 - Ren Kitap·Kitabı okudu
Reklam
Öyle çok çatlağım vardı ki birini kapatmaya çalışsam onlarcası tekrar açılıyordu. Tekrar bir bütün olabileceğime inanmıyordum.
Sayfa 53 - Ren Kitap·Kitabı okudu
Her zamankinden daha iyi olmam gerekirdi oysa ben ne ruhsal ne de fiziksel olarak daha iyi hissediyordum. Ruhen iyi değildim çünkü sürekli birinin peşimden gelip inşa etmeye çalıştığım her şeyi tuzla buz edeceğinin endişesini yaşıyordum. Alışmaktan korkuyordum. Alışmaktan ve kaybet-mekten. Sevmekten ve vazgeçmek zorunda kalmaktan. Artık yirmi yaşında olmamın, kimsenin beni istemeyeceğim bir yere götüremeyeceğini bilmemin bir önemi yoktu. Kâbuslarım pe-şimi bırakmadıkça hiçbir zaman güvende hissetmeyi başaramayacaktım.
Sayfa 41 - Ren Kitap·Kitabı okudu
Kütüphaneleri severdim. Oradayken kimse sizi rahatsız etmezdi. Kimse nse konuşmaya çalışmaz, kendi işinden başka bir şeylerle ilgilenmezdi. Kütüphane kalabalık arkadaş gruplarının olduğu bir yer değil, yalnız başına kendinle ilgileneceğin bir yerdi.
Sayfa 38 - Ren Kitap·Kitabı okudu
Kendime ait küçük bir kütüphanem olmasını öyle çok isterdim ki. Sadece bir rafla başlar, belki sonra bir oda, bir ev dolusu kitaba sahip olurdum.
Sayfa 34 - Ren Kitap·Kitabı okudu
Reklam