Sinirlerim öyle bozuk ki normalde beni eğlendirecek bu kaosun karşısında ruhumun daraldığını hissediyorum. İçimdeki tuhaf hissi anlayamıyorum. Üzüntü mü, sıkıntı mı, ne olduğu belirsiz pis bir duygu ciğerlerimin ortasına yapışmış sanki.
Hepsi aynılar, dünya kendi etraflarında dönüyor sanıyorlar. Kendilerinde her şeyi yapma hakkını görüyorlar ve tüm bunlar yetmezmiş gibi attıkları her adım başınıza bela açıyor.
İnsan her gün başına bir şey geleceğini düşünerek yaşayamaz. Hayata kendini bırakmak, ânı yaşamak zorundadır yoksa ne huzur bulabilir ne de mutluluk. Başına gelebilecek şeylerin sıkıntısını ve endişesini daha o anlar gelmeden, belki de hiç gelmeyecekken yaşamak insanı delirtebilir. Böyle yaşayamam fakat diğer türlüsü de insanı çok hazırlıksız yakalıyor. Hazırlıksız yakalandığım öyle çok an var ki belki de hayata biraz temkinli yaklaşmalıyım diye düşünüyorum bazen.