".. acıyla içi burkuldu. Genç kalfayı düşündü. Kendisinden başka birşeye dönüşmedi o, dedi. O hala kendisi, o tükenmedi, tükenen benim. Sınanan benim. Değişen benim. Yürüyen benim."
“Tüm sertliğiyle küstahlık, yumuşaklığıyla ihanetten daha iyi değil midir?
Küstahlık kendisini kendisiyle ortaya koyar ama ihanet başkası için biçilmiş elbiseler giyer.”