‘’Eğer etrafımızda sürünen sonsuz sayıdaki can çekişmeyi, birer gizli ölüm olan bütün hayatları sevip anlayabilseydik, acı çeken varlık sayısında kalp gerekirdi bize. Ve geçmiş üzüntülerimizin tamamını mevcudunda bulunduran, mucizevî bir şekilde güncel hafızamız olsaydı, böyle bir yükün altında çökerdik. Hayat ancak muhayyilemizin ve hafızamızın zayıflıklarıyla mümkündür.’’
‘’Yaşam, insanlar öyle her istediklerini elde edemedi diye değil, arzuları kendilerine hasar vermeye başladığında, istedikleri şey katlanılmaz kayıplara gebe olduğunda trajik bir hal alır.’’
‘’Hayatın anlamını kesintisiz yaşam sevincinde aradığınız oranda, hayal kırıklığı büyük olur. Sürekli keyif saçmak isteyen birisine bir müddet sonra bizzat kendisinden gına gelir. Her ateş söner bir noktada, o zaman yapacağınız tek şey külleri karıştırıp yakılabilir bir şeyler bulmaya çalışmaktır.’’
‘’Ayrım yapabilen bir yaşam sanatı olaylara yeri geldiğinde pozitif bakıp, bununla beraber negatif şeylerin kayıtsız şartsız farkında olmaktadır. Körü körüne pozitife inanıp da negatif ihtimale karşı körleşmemekte, eleştirel sorular sorup bir şeyleri iyileştirmeye çalışmaktadır. Sadece negatif olandaki pozitif yanı değil, pozitif olandaki negatif yanı da görmektedir.’’