Muhammed Ali Ulupınar

İnanç inancı dâvet eder
Reinhart Dozy: "Kötü bir yalancı, milyonlarca insanın benimseyeceği, dünya dini olacak bir inancı, oluşturacak ve yayacak kadar güçlü olamazdı. İnançlı ve samimi bir güvene sahip olmaksızın Muhammed, on yıldan uzun bir süre kendisini bekleyen aşağılanma ve tehlikelere karşı koyamazdı. İnanç, inancı davet eder.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hiçbir yalancı, yalan söylemek için kırk yıl beklemez.
Peygamberimiz bir gece evinden dışarı çıkmıştı. Bir de baktı ki Ebubekir ve Ömer de dışarıdalar. Onlara, "Bu saatte sizi evinizden dışarı çıkaran sebep nedir?" diye sordu. Onlar, "Açlık, ya Rasûlallah!" dediler. Peygamberimiz, "Gücü ve kudretiyle canımı elinde tutan Allah'a yemin ederim ki sizi evinizden çıkaran sebep, beni de evimden çıkardı, haydi kalkınız!" buyurdu. İkisi de kalkıp Rasûl-i Ekrem'le birlikte Ensar'dan birinin evine geldiler. Açlıktan dışarı çıkan bir devlet yöneticisi ve onun iki sağ kolu. Tarihte böyle bir olguya kaç misal bulunabilir? Bu insanların, "kişisel menfaat peşinde olmak" ile bin yıldan fazla süre itham edilmelerinden daha trajikomik bir durum var mıdır?
samimiyet delili
Rasûlullah'ın (s.a.v.) -hâşâ- farkında olarak yalan söyleyen biri olduğunu düşünsek kızının bu kadar ihtiyacı varken ve fakirlikten mağdur olmuşken ona tesbihat tavsiye etmesini nasıl anlayabiliriz? O -hâşâ- bu dini, kendisinin uydurduğunu bilen bir insan olsa bu tesbihat önerisini nereye koyacağız? O -hâşa-kendi kızının ihtiyacı olması rağmen, onun acısıyla dalga geçmek için mi, kendi uydurduğu bir kısım tesbihatı ona tavsiye etmiş olacaktır? Hâşâ ve kellâ!.. O, bundan münezzehtir.
Aslında burada, Nebi'nin (s.a.v.) hayat prensiplerinin sahabe tarafından nasıl benimsendiğini ve fiilî olarak uygulandığını görüyoruz. Zaten bu toplumu, çöldeki dağınık kabilelerden koca bir imparatorluk hâline getiren şey, bu öğretiyi olduğu gibi benimsemiş olmalarıdır.