Muhammed Ali Ulupınar

Meşrûtiyet Devri ’nde yapılan programlarda bile birtakım derslerde bâtıl hurâfelere yer verilmiş, din derslerinde mucizelerin fennen isbâtı gibi fen derslerinde alınan fikirlere taban tabana zıt olan bahislerle talebenin zihinleri altüst edilmiştir. Kültürümüzü lâikleştirmedikçe Türk kültürüne sağlam bir cereyan verilemeyeceğine kaani olan Ulu önder...
Reklam
Örümcekli kafa!
Osman Ergin: “Cumhuriyet devrinde kültür sahasında yapılan inkılâpların en önemlisi, Türk kültürünün lâikleştirilmesidir. İskolastik, geri ve örümcekti kafalar yetiştirmekte sonuna kadar ısrar etmiş olan medrese...
Câmilere sıralar ve org konulması, içeriye ayakkabı ile girilmesi, ibadet dilinin Türkçe olması gibi çeşitli sapıklıklar ileri süren ve tam on profesörün imzasını ihtivâ eden bu akîm kalmış proje, Cumhuriyet münevverlerinin temsil ettiği fikrî ve mânevî sefaletin ne dehşet verici bir derekede olduğunu âşikâr bir sûrette göstermektedir. Bu durum, onların pozitivizmi sosyolojiye tatbik eden Durkheim’in dine bakışını kabullenmiş olmalarından başka bir sebeple izah olunamaz.
Dinde reform yapmak isteyenler!
•Müslümanlıkta, inkılâp esasları ne olabilir? -Birincisi ibâdetin şeklinde: Mâbetler yaklaşılabilir, içerisine girilebilir, sıhhî ve bediî evler hâline gelmelidir. Temiz bir ayakkabı ile içeri girilebilmelidir. Secde yerden yüksek, temiz, kürsüler üzerinde olmalıdır. İkincisi ibâdetin dilinde: İbâdet münhasıran Türk Diliyle ve Türk Edebiyatı ile yapılmalıdır. Hem hutbe, hem namaz, hem de duâlar Türkçe ve Türkler için olmalıdır. Üçüncüsü ibâdetin sanatında: Güzel sesli müezzinler lâzımdır, kâfi değildir. Mâbede ney, keman, piyano gibi âletlerin musikisi de girmelidir.
CHP’de iki devre milletvekilliği de yapmış olan Baltacıoğlu’nun Kemalizm'e muhâlefeti şu cılız beyândan ibaret olmuştur: “Cumhuriyet rejimi, devrimlerin en büyüğünü getirdi. Asırlardan beri Avrupalılaşmak uğrunda türlü atılımlar yapmıştık. Cumhuriyet bu işi birden, kesin olarak başardı. Ancak sarsıntı çok büyük oldu. Çünkü bir yandan eski İslâm Medeniyeti'nin bağlarından koptuk; bir yandan da Avrupa medeniyetile birlikte Garb milletlerinin milli kültürlerine aşılanmak tehlikesine uğradık. ”
Reklam