Muhammed Ali Ulupınar

Alameti Farika
Meselâ Romanya'nın Köstence'sinde yerli müslümanlar fesle gezerken İstanbul'dan gelen bir türkün şapka ile ortaya çıkması katiyyen caiz olmaz. Hariciye memurlarımızın Osmanlı Devletini temsil edeceği ve binâenaleyh kendi serpuşu ile küçümsenmeye maruz kalmak şöyle dursun belki daha çok hürmet celbedeceği resmî mevkilerde şapka giymesi ise hem dinî hem de millî bir küfür sayılmaya lâyıktır.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Ey arkadaş! İnsan da başıboş, serseri, sahibsiz bir hayvan değildir. Ancak onun da bütün harekât ve ef'ali yazılıyor, tesbit ediliyor ve a'malinin neticeleri hıfzediliyor ki, muhasebe-i kübrada ona göre derece alsın. Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 43
Bu dünya ebedî kalmak için yaratılmış bir menzil değildir. Ancak Cenab-ı Hakk'ın ebedî ve sermedî olan "Dârü's-selâm" menziline davetlisi olan mahlukatın içtimaları için bir han ve bir bekleme salonudur. Bu dünya menzilinde görünen leziz şeyler, lezzet ve zevk için değildir. Çünki visallerinin lezzeti, firaklarının elemine mukabil gelmez. Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 42
Fahr-i Kâinat ne istiyor, dinleyelim. Bak, kendine ve ümmetine saadet-i ebediye istiyor, beka istiyor, Cennet istiyor. Hem mevcudat âyinelerinde cemallerini gösteren bütün esma-i kudsiye-i İlahiye ile beraber istiyor; o esmadan şefaat taleb ediyor, görüyorsun. Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 41
Canımız Rahmet Peygamberimiz.
Bak, hem öyle yüksek bir fîzâr-ı istimdadkârane ile istiyor ve öyle tatlı bir niyaz-ı istirhamkârane ile yalvarıyor ki, güya bütün mevcudata, semavata, arşa işittirip, vecde getirip, duasına "Âmîn! Allahümme âmîn!" dedirtiyor. Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 41