Eğer o tohumcuk habbenin Kàdir-i Mutlak'tan nisbeti kesilip kendi nefsine isnad edilirse, yani kendi kendine olmuştur denilirse, her bir tohumda, her şeyi görecek bir gözün ve her şeye muhit bir ilmin bulunmasını itikad etmek lâzım gelir.
Bu ise, sâbık temsilde her bir şeffaf zerrede hakikî bir şemsin vücudunu iddia etmek gibi gülünç bir hamakattır.
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 13
Arkadaş!
Tevhid iki çeşit olur:
Birisi âmiyane tevhiddir ki:
"Allah'ın şeriki yok ve bu kâinat Onun mülküdür." der.
Bu kısım tevhid sahiblerinin fikirce gaflet ve dalalete düşmeleri korkusu vardır.
İkincisi hakikî tevhiddir ki:
"Allah birdir, mülk Onundur, vücud Onundur, her şey Onundur." der; lâyetezelzel(sarsılmaz) bir itikada sahibdirler.
Bu kısım tevhid sahibleri, her şeyin üstünde Cenab-ı Hakk'ın sikkesini görür ve her şeyin cebhesinde bulunan mührünü, damgasını okur.
Ve bu sayede huzurî bir tevhid melekesi mâliki olurlar ki, dalalet ve evhamın taarruzundan kurtulurlar.
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 11
Ey daire-i esbabdan zuhur eden işleri, hâdiseleri esbaba isnad eden gafil, cahil!
Mal sahibi zannettiğin esbab, mal sahibi değillerdir.
Asıl mal sahibi, onların arkasında iş gören kudret-i ezeliyedir.
Mesnevi-i Nuriye (RNK) - 10